İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 453 / 456
453

Birincisi: Benim ehemmiyetli bir kısım ömrüm, şân ü şeref perdesi altında hubb-u câh zehiriyle zehirlenip öldüğü için, yeniden bu sûretle nefs-i emmâreye diğer bir şeref kapısı açmak istememekti.

İkinci Cihet: Bu muannid zamanda bedîhî da'vâları ve zâhir hüccetleri kabûl etmeyenlere karşı böyle işâret-i gaybiye nev'inden hodfürûşâne bir tarzda izhâr etmek hoşuma gitmiyordu. En nihâyet, esâretimin sekizinci senesinde ve en işkenceli ve en sıkıntılı bir zamanda gayet kuvvetli bir teşvike muhtaç olduğumuzdan, bana ihtar edildi ki: “Bunu, tahdîs-i ni'met ve bir şükr-ü manevî nev'inden izhâr et. Hem korkma, kanâat verecek derecede kuvvetlidir.”

O risalenin başında dediğim gibi, bunu izhârda en mühim maksadım, esrâr-ı Kur'âniyeye ait olan risalelerin makbûliyetine Gavs-ı A'zam imza basması nev'inden olduğudur.

İkinci maksadım: O kudsî üstadımın kerâmetini izhâr etmekle, kerâmât-ı evliyâyı inkâr eden mülhidleri iskât edip, Hizmet-i Kur'âniyeye fütûrlar verecek çok esbâba ma'rûz ve çok avâika hedef olan arkadaşlarımın kuvve-i maneviyesini takviye ve şevklerini tezyîd ve fütûrlarını izâle etmek idi. Benim için bir nev'i hodfürûşluk nev'inden olduğu için, ehemmiyetli zarardır. Fakat o zararımı, üstadımın ve arkadaşlarımın hatırı için kabûl ettim.

Bu kerâmet-i Gavsiye risalesi tedrîcen istihrâc edildiği için birkaç parça oldu ve tetimmelere inkısam etti. Gittikçe birbirini tenvir ve te'yid ettikçe vuzûh peydâ ediyor. İşârâtın bazısında za'fiyet varsa da, sâir arkadaşlarının ittifakından aldığı kuvvet, o zaafı izâle eder. Hattâ, cây-i hayrettir ki, o beş satırın âhirinde, herbirinin mertebesini ve hàs bir sıfatını îmâ etmek sûretinde, onbeşten fazla Hizmet-i Kur'âniyedeki mühim kardeşlerimi gösteriyor. Bu risalede, kerâmet-i Gavsiye münâsebetiyle birkaç ehemmiyetli mes'eleler ve birkaç mühim hakikatler beyân edilmiştir.

Bu risaleyi herkese tavsiye etmiyorum ve izin vermiyorum. Belki safvet ve insaf ve ihlâs ve hususiyeti bulunan kardeşlerime müsâade ediyorum. Hem, başında olan maksadlarımı düşünerek öyle baksın; beni, bir kerâmet-fürûşluk vaziyetinde tasavvur etmesin.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.