İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 430 / 456
430

| | |

|:-:|:-:|

|ONBİRİNCİ RİCÂ:
İhtiyarlığın susmaz bir dellâlı olan beyaz kılların îkazıyla, ebedî tevehhüm edilen vücûdun, başka bir âleme namzed olup fânîliği ve bazı vefâdâr zannedilen vefâsızların darbesiyle, bütün alâkadarların alâka-i kalbe değmediği görülerek, bir melce', bir istinâdgâh, taharrîler neticesinde, Kur'ân-ı Hakîmin lisânından çıkan “Lâ ilâhe illâ Hû” fermân-ı kudsiyesi imdâda yetişip, kâinâtta esbâb ve bu asrın yolunu şaşırtan tabiat bataklığının hiçliğini ve asılsız bir evhâm-ı küfrî olduğunu gösteren ayn-ı hakikat bir-iki temsîl ile, zerreden şemse kadar, felekten meleğe kadar, sinekten semeğe, hayâlden hayata kadar kabza-i tasarrufunda ve ihâta-i ilminde olan bir Kadîr-i Ezelînin vücûb-u vücûdunu isbât edip, nur-u îmâna vesile olan kuvvetli bir ricâ kapısını ihsân eder.|[250](/lem’alar/yirmialtıncı-lem’a/1409/4/233/279#2502)|

|ONİKİNCİ RİCÂ:
Rahmetullâhi aleyh Abdurrahman’ın vefâtı üzerine,
﴾  كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ﴿ âyet-i kudsiyesinin sırrıyla يَا بَاقِي أَنْتَ الْبَاقِي ❀ يَا بَاقِي أَنْتَ الْبَاقِي hakikatiyle,
﴿ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِىَ اللّٰهُ لَٓااِلٰهَاِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ ﴾
âyetinin tesellîsiyle, bir tek cilve-i inâyeti bütün dünya yerini tutan ve bir tek cilve-i nuru bütün zulmeti izâle eden Bâkî-i Zülcelâl ve Sermedî-i Zülkemâl ve Rahîm-i Zülcemâl’in teveccühü bâkî ise, yeter. Gidenler Onun bâkî mülküne gittiğini ve yerlerine aynını gönderdiğini ve göndereceğini vâki bir hakikatle gösterip, ekseriyetle iftirak ve hasrete mübtelâ olan ihtiyarların yüzlerini bir Bâkî-i Zülcelâl'e çeviren, zulmeti nura tebdil eden, kalblere îmân nuru bahşeden elektrik-misâl bir ricâdır.|[254](/lem’alar/yirmialtıncı-lem’a/1409/4/233/279#2542)|

|ONÜÇÜNCÜ RİCÂ:
Harb-i Umumîde Van şehrinin, Rus’un istilâ etmesi ve ihrâk etmesiyle harâbezâr olması; ve ekser ahâlisinin şehâdet ve muhâceretle kaybolması; ve Medrese-i Horhor’un harâb olup vefâtı içinde, bu memlekette kapanan ve vefât eden bütün medreselerin, “Horhor’un başında duran ve yekpâre bir taş olan Van Kalesi” kabir taşı olarak görünmesi üzerine, Van Kalesinin başında, şiddet-i me'yûsiyet ve mâtem içinde iken, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın,|[258](/lem’alar/yirmialtıncı-lem’a/1409/4/233/279#2582)|

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.