Sayfa 163 / 456
163
hakkın hatırı için nefsin hâtırını kırıyor. Hasmının elinde hakkı görse, yine rızâ ile kabûl edip tarafdâr çıkar, memnun olur.
İşte bu düsturu; ehl-i din, ehl-i hakikat, ehl-i tarîkat, ehl-i ilim kendilerine rehber ittihàz etseler, ihlâsı kazanırlar. Ve vazife-i uhreviyelerinde muvaffak olurlar. Ve bu fecî sukùt ve musîbet-i hâzıradan Rahmet-i İlâhiye ile kurtulurlar.
﴿ سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ ﴾ ∗∗∗
