İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 7 / 267
7

Hem bu lâhikaların bir kısmı ihtiyaca binâen yazılmış ve yazdırılmış ihtarlar olması ve aynı ihtiyacın her zaman tekerrürü melhûz bulunduğundan dâima müracaat olunacak hikmetleri ve düsturları muhtevîdir. Nitekim yüzer vâkıalar, hâdiseler ve mes'elelerde bu ihtiyaç, kendini göstermiştir.

Nurların birinci talebesi Hulûsî Bey, Hazret-i Üstada arz ettiği bir mektûbunda “ Dünyayı unutmak isteseniz başka hiçbir sebeb olmasa dahi, yalnız bu mübârek Sözlerle râbıta peydâ eden insanların ricâ edecekleri izâhatı vermek isteyecek ve cevabsız bırakmayacaksınız... Allah için sizi sevenlere ve sizden istizahta bulunanlara yazdığınız pek kıymetli yazılarla meclis-i ilmînizde takrîr buyurduğunuz mütenevvi' ve Sözler’e bile geçmeyen mesâil, kat'iyyetle gösteriyorlar ki, ihtiyaç da, hizmet de bitmemiştir ” demekte ve Nurların hizmetinde, îkaz, ihtar ve irşadlara ihtiyaç bulunacağını ifâde etmektedir ki, ondan sonra zuhûr eden ihtiyaca muvâfık lâhikalar o mübârek zâtın isabetli sözünü te'yid etmiştir.

Bu lâhikalarda görüleceği gibi, Nur Müellifi Azîz Üstadımız Risale-i Nurun neşri, okunup yazılması gibi bizzat Nurlarla iştigâle ehemmiyet vermekte, talebelerini dâima teşvik etmektedir. Bunun lüzum ve hikmeti ise; şübhesiz izâhtan vârestedir. Zîra: Asrımızda kâinât fenleri ve maddî ilimler revâcda olup, yeni yetişen nesiller bu ilim ve fenleri okudukları; hem tabîiyyûn ve maddiyûnun din ve maneviyat aleyhindeki neşriyatı; hem küfr-ü mutlak cereyanı ki, hiçbir din ve maneviyatı tanımayan ve Allah’a îmân hakikatine karşı muâraza ederek dinsizliği neşreden, İslâmî fikri zedeleyen ve bütün beşeriyeti tehdid eden, yeni nesillere ve gençliğe îmânsızlık fikr-i küfrîsini aşılamak isteyen kitab, broşür, gazete gibi neşir vâsıtalarının İslâm ve îmân düşmanlarınca ön plâna alındığı böyle acîb ve dehşetli bir zamanda elbette Risale-i Nura, okunmasına, neşredilmesine şiddetle ihtiyaç ve zarûret var.

Çünkü, Risale-i Nur, Kur'ân-ı Hakîm’in bir mu'cize-i maneviyesi ve bu zamanın dinsizliğine karşı manevî atom bombası olarak solculuk cereyanlarının maneviyat-ı kalbiyeyi tahribine mukâbil, maneviyat-ı kalbiyeyi tamir edip ferden-ferdâ îmân-ı tahkîkîden gelen muazzam bir kuvvet ve kudrete istinâdı okuyucuların kalblerine kazandırıyor. Ve bu vazifeyi de yine mukaddes Kur'ânımızın ilhâm ve irşadıyla ve dersiyle îfâ ediyor. Tefekkür-ü îmânî dersiyle, tabîiyyûn ve maddiyûnun boğulduğu aynı mes'elelerde tevhid nurunu gösteriyor; îmân hakikatlerini madde âleminden temsîller ve deliller göstererek izâh ediyor. Liselerde, üniversitelerde okutulan ilim ve fenlerin aynı mes'elelerinde îmân hakikatlerinin isbâtını güneş zuhûrunda gösteriyor.

Bu gibi çok cihetlerle Risale-i Nur bu zamanda ehl-i îmân ve İslâm için ön plânda ele alınması icâb eden ehl-i îmân elinde manevî elmas bir

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.