İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 25 / 267
25

► (009) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Size melâikeye ait Meyvelerin bir parçasını daha gönderdim. Mahkeme reisi, kitaplarımı bana vereceğini söylemesi üzerine, Denizli’ye iki vekâletnâme gönderdim. Burada bana şiddetli bir tecrid ve tazyîk verildiğine merak etmeyiniz; inâyet-i Rabbâniye devam ediyor.

Medâr-ı ibrettir ki; burada Risale-i Nur serbest okunup yazılırken –hilâf-ı âdet– başta bu kış, yaz gibi gittiğini çok adamlardan işittim. Ne vakit bana ve Risale-i Nura hücum edildi; yazdırılmadı, ta'til oldu; gayet şiddetli bir kış başladığı gibi, Afyon’a şekvâ sûretinde yazılan hasbihâl ve zelzeleleri Risale-i Nurun ta'tiliyle münâsebetdâr gösterdiği cihetini inanmayanlara güyâ inandırmak için aynı taarruz zamanında başlayıp şimdiye kadar ara sıra hafifçe sarsar, îkaz ediyor diye işittim.

Hem, ne vakit Risale-i Nura ilişilmişse, bir nev'i umumî korku başlamış görüyoruz. Demek bu vatanın belâlardan muhâfazası için Risale-i Nur bir kat'î vesiledir. Mâdem böyledir, millet ve vatanı sevenler Risale-i Nuru serbest bıraksınlar ve okusunlar ve okutsunlar.

İâşe için tahsîsatlarından, yalnız masraf borçları vermek için bir tek defa sekiz günlük ta'yinâtı kabûl ettim, daha istemem dedim. ∗∗∗

► (010) ◄

Azîz, sıddık, tam metîn kardeşlerim!

Şehîd merhumun berzahta okumasıyla mesrûrâne meşgul olduğu Nur Risalelerini dünyada kendi yerinde çalışmak ve beni de çalıştırmak için yazılmışlar gibi tam vaktinde yetişti ve Medrese-i Yûsufiye’nin üç tatlı meyvesini ve Kur'ânın kudsî ve Firdevsî binler meyveler veren üç hizbini beraber getirdi.

İki kahraman mübârek, yazdıkları güzel iki Meyvelerinin tarzında ve kıt'asında Onbirinci Mes'elesini dahi yazıp dört-beş nüsha “Hizb-i Nuriye” varsa ve beş-altı “Hizb-i Kur'âniye” ile beraber gönderilse münâsibdir. Ve Husrev’in fıkrası, Onbirinci Mes'elenin âhirinde kaydedilsin.

Size bu defa Âyetü'l-Kürsî’nin arkadaşı ve tetimmesi iki-üç âyetin bir nükte-i i'câziyelerine dair bir parça gönderdim; daha tamamlamağa bir ihtar almadım, noksan kaldı; pek acelelikle yazıldı. Ehemmiyetli sırlar göründü, fakat dünyaya bakmamak için tamam ve açık yazdırılmadı. Eğer hoşunuza gitse, Onbirinci Mes'elenin Hâşiyesinin bir lâhikası olarak kaydedersiniz ve “İ'câz-ı Kur'ân Risalesi”nin zeyillerinde hem “El-felak” nüktesini, hem bunu yazarsınız.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.