rüyası tam tamına çıkması, Risale-i Nurun Hâfız Mustafa gibi bir zâtın eliyle buraya gelmesinin aynı zamanına tevâfuku hiç tesâdüf olabilir mi? Hiçbir ihtimali var mı ki, bir beşâret-i gaybiye olmasın?
Evet, bu mes'ele, küçük bir mes'ele değil; kâinât ve hayvanat ile alâkadardır. Ben Risale-i Nurun bir şâkirdi olmak itibariyle, kendi hisseme düşen bu kâr ve neticeyi, binler altın lira kadar kazancım var kanâat ediyorum. Başka yüzbinler Risale-i Nur şâkirdleri ve takviye-i îmâna muhtaç ehl-i îmânın istifadeleri buna kıyâs edilsin.
Evet dinin, şerîatın ve Kur'ânın yüzden ziyâde tılsımlarını, muammâlarını hâl ve keşfeden; ve en muannid dinsizleri susturup ilzam eden; ve Mi'râc ve haşr-i cismânî gibi sırf akıldan çok uzak zannedilen Kur'ân hakikatlerini en mütemerrid ve en muannid feylesoflara ve zındıklara karşı güneş gibi isbât eden ve onların bir kısmını îmâna getiren Risale-i Nur eczâları, elbette Küre-i Arz ve küre-i havâiyeyi kendi ile alâkadar eder ve bu asrı ve istikbâli kendi ile meşgul edecek bir hakikat-i Kur'âniyedir ve ehl-i îmân elinde bir elmas kılınçtır. ∗∗∗
► (024) ◄
Azîz Kardeşim!
Risale-i Nurun avukatı Ziya’yı bizim tarafımızdan hem çok teşekkür, hem tebrik ediniz. Çoktan beri rûhuma ihtar edilmiş ki; Ziya nâmında birisi, Risale-i Nur nâmına büyük bir hizmet edecek. Bu mes'ele gösterdi ki; o Ziya, bu Ziya’dır. Bizleri ebede kadar minnetdâr eyledi. Mahkemede zabıt kâtibi ve âzâdan Hesnâ hanım ve sorgu hâkimi gibi vicdânlı zâtlara teşekkür ederiz. Ve onları unutmayacağımı; bilhassa, başta Müftü Osman, Hasan Feyzi olarak çok ehemmiyetli kardeşlerime selâmımızı ve minnetdârlığımızı bildiriniz. Ve hâkim-i âdil olan zâta, Risale-i Nurun ekser eczâlarını ona hediye etmek için yazdırmayı karar verdiğimi söyleyiniz. Ve Risale-i Nurun fahrî avukatı Ziya’ya; kısm-ı mühimmini yazdırıp ona hediye etmek niyetindeyim.
Tab' olunan Âyetü'l-Kübrâ Risalesi’nin beşyüz matbu' nüshaları da tab'edenlere verilecek mi? Merak ediyorum.
Biri de, İstanbul’da müsâdere edilen ne kadar Risale-i Nur varsa bana aittir. İçinde yirmi risale bulunan mecmua bana çok ehemmiyeti var.
Hem Denizli’den müfârakat ederken, emânet Mu'cizât-ı Ahmediye Risalesi’ni, orada bazılarına bırakmıştım, o da bana çok lâzımdır belki Hoca Mûsa Efendi biliyor.
Risale-i Nurun zaîf veya yeni şâkirdlerini vesveseden kurtarmak için beyân ediyorum ki: Gizli bir komitenin desîsesiyle sâfdil bazı hocalar
