İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 165 / 267
165

tebrik mektûblarını ve Ali Köyünün imâmı Ali’nin bu yeni taarruzda pek merdâne ve Nur şâkirdlerine lâyık bir tarzda ve hükûmette suâllerine karşı mânidâr ve hakikatli cevablarını aldım ve dedim: İşte hüdhüdün müjde sözü doğru çıktı.

Nasıl ki Asâ-yı Mûsa Risalesi tabiatta boğulanları dalâletten kurtarıyor ve bu zamanda herkese, hususan şübheye ve inkâra düşenlere lâzımdır ve tiryâktır; öyle de: Zülfikàr, ehl-i îmâna ve ehl-i ilme ve bilhassa hâfızlara elzemdir. Herbir hâfız-ı Kur'ân, bu mecmuaya bu zamanda şiddetle ihtiyacı var. Kur'ânın kırk vecihle i'câzını beyân eden bu eser, her hâfızın elinde bulunmalı.

Şimdiye kadar hiçbir zaman tarih göstermiyor ki, Risale-i Nur gibi, pek çok tâifelere ve mesleklere hücum eden, bu derece, pek az ve hafif tenkidle kurtulmuş olsun. Hattâ yüz derece daha az zahmetle, yüz derece kudsî hizmet ve mücâhede mukâbilinde, küçük ve muvakkat ve netice itibariyle hayırlı bir-iki hapis ve iki üç inâyetli ve fütûhâtlı musîbet gördüler.

Umuma binler selâm ve muvaffakıyetlerine duâ. ∗∗∗

► (127) ◄

Kanâatim geliyor ki; bu sıralarda biz, Zülfikàr’ı ve Asâ-yı Mûsa’yı pek çok teksir etmeye mecbur olduğumuz hengâmda; ve temiz olmayan matbaacılar dahi çekinmeleri aynı zamanda bu acîb makine kolayca elimize verilmesi, o iki mecmuanın makbûliyetine bir işâret-i gaybiye ve inâyet-i İlâhiyenin bir hàrika ikramıdır ve Nurların kerâmetidir.

Evet, bir âdi mektûbum için “Kim yazmış?” diye sekiz defa bana resmen sıkıntı ve eziyet verildiği aynı zamanda, sekizyüz sahifeyi binbeşyüz nüshaya ve bir milyon sahifelere çıkaran o makine, elbette gaybdan imdâdımıza gelmiş Nurcu ve bin kalemli bir kâtibdir. Onun için bazı sahifeleri sönük çıksa, zarar yoktur. Parlak kısmı, bize şimdilik yeter. İyi okunmayan kısmı, ayrı yapılsın; sonra elmas kalemliler, herbiri bir-iki nüshayı ıslah etsin.

Bir zaman bir memlekete şimendifer geldiği vakit, arabacılar telâş edip dediler: “Bizim san'atımız bozuldu.” Hâlbuki şimendiferin gelmesiyle memlekette fa'âliyet çoğaldığından, faytonculuğa iki kat ziyâde ihtiyaç olmuş. İnşâallâh, onun gibi Nur yazıcıları değil tevakkuf, belki daha ziyâde yazı ile defter-i a'mâllerine hasenât kaydedecekler. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.