İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 12 / 267
12

► (003) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Bu parçayı sizler dahi Risale-i Nurun makbûliyetine imza basan risaleler ve mektûblar mecmuasının başında yazarsınız. Eğer mecmualar olmasa da Birinci Şuâ’ın başında yazarsınız. Beni merak etmeyiniz. Sevâbın ziyâde olması, bana sıkıntıları bir cihette sevdirir ve Nurların intişarına başka sahalarda meydân açar.

Umumunuza birer birer selâm...

Risale-i Nurun makbûliyetine imza basan ve gaybî işâretler ile ondan haber veren sekiz parçadan birinci parçadır. Aynı mes'eleye, aynı da'vâya ittifakları sarâhat derecesindedir. Vahdet-i mes'ele cihetiyle o emâreler birbirine kuvvet verir, te'yid eder. O sekizden üç tanesi İmâm-ı Ali’nin üç kerâmet-i gaybiyesiyle Risale-i Nurdan haber vermesine dairdir.

Bu sekiz parçayı Ankara ehl-i vukûfu tedkik etmiş, i'tirâz etmemişler. Yalnız demişler: “Bu yazılmamalı idi. Kerâmet sâhibi, kerâmetini yazamaz.”

Ben de onlara cevab verdim ki:

“Bu, benim değil, Risale-i Nurun kerâmetidir. Risale-i Nur ise, Kur'ânın malıdır ve tefsiridir” dedim. Onlar, sustular; demek kabûl ettiler. Gerçi bu çeşit ikramlar yazılmasaydı daha münâsibdi, fakat bu kadar hadsiz muârızlar ve çok kuvvetli ve kesretli düşmanlar karşısında az ve fakir ve zaîf olan bizlere kuvve-i maneviye ve gaybî imdâd ve teşci' ve sebat ve metânet vermek için mecburiyet-i kat'iyye oldu, ben de yazdım. Benim benliğime bir hodfürûşluk verip sukùtuma sebeb olsa da, ehemmiyeti yok. Bu hizmete, yani ehl-i îmânı dalâlet-i mutlakadan kurtarmağa –lüzum olsa– dünyevî hayat gibi, uhrevî hayatımı da fedâ etmek bir saâdet bilirim; binler dostlarım ve kardeşlerimin Cennete girmeleri için Cehennemi kabûl ederim.

∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.