► (007) ◄ Adliye Vekiliyle ve Risale-i Nurla Alâkadar Mahkemelerin Hâkimleriyle Bir Hasbihâldir
Kendi kendime Hasbihâl nâmındaki parçaya lâhika olarak
ADLİYE VEKİLİYLE VE RİSALE-İ NURLA ALÂKADAR
MAHKEMELERİN HÂKİMLERİYLE BİR HASBİHÂLDİR
Efendiler! Siz, ne için sebebsiz bizimle ve Risale-i Nurla uğraşıyorsunuz! Kat'iyyen size haber veriyorum ki: Ben ve Risale-i Nur, sizinle değil mübâreze, belki sizi düşünmek dahi vazifemizin haricindedir. Çünkü: Risale-i Nur ve hakîki şâkirdleri, elli sene sonra gelen nesl-i âtîye gayet büyük bir hizmet ve onları büyük bir vartadan ve millet ve vatanı büyük bir tehlikeden kurtarmağa çalışıyorlar. Şimdi bizimle uğraşanlar, o zaman kabirde elbette toprak oluyorlar. Farz-ı muhâl olarak o saâdet ve selâmet hizmeti bir mübâreze olsa da, kabirde toprak olmağa yüz tutanları alâkadar etmemek gerektir.
Evet, hürriyetçilerin ahlâk-ı ictimâiyede ve dinde ve seciye-i milliyede bir derece lâübâlîlik göstermeleriyle, yirmi-otuz sene sonra; dince, ahlâkça, nâmusça şimdiki vaziyeti gösterdiği cihetinden; şimdiki vaziyette de, elli sene sonra bu dindar, nâmuskâr, kahraman seciyeli milletin nesl-i âtîsi, seciye-i diniye ve ahlâk-ı ictimâiye cihetinde, ne şekle girecek elbette anlıyorsunuz. Bin seneden beri bu fedâkâr millet, bütün rûh u canıyla Kur'ânın hizmetinde emsâlsiz kahramanlık gösterdikleri hâlde, elli sene sonra o parlak mâzisini dehşetli lekedâr belki mahvedecek bir kısım nesl-i âtînin eline elbette Risale-i Nur gibi bir hakikati verip, o dehşetli sukùttan kurtarmak en büyük bir vazife-i milliye ve vataniye bildiğimizden; bu zamanın insanlarını değil, o zamanın insanlarını düşünüyoruz.
Evet efendiler! Gerçi Risale-i Nur sırf âhirete bakar; gayesi Rızâ-yı İlâhî ve îmânı kurtarmak ve şâkirdlerinin ise, kendilerini ve vatandaşlarını i'dâm-ı ebedîden ve ebedî haps-i münferitten kurtarmaya çalışmaktır, fakat dünyaya ait ikinci derecede gayet ehemmiyetli bir hizmettir; ve bu millet ve vatanı anarşilik tehlikesinden ve nesl-i âtînin bîçâreler kısmını dalâlet-i mutlakadan kurtarmaktır. Çünkü, bir Müslüman başkasına benzemez. Dini terkedip İslâmiyet seciyesinden çıkan bir Müslim; dalâlet-i mutlakaya düşer, anarşist olur, daha idare edilmez.
Evet, eski terbiye-i İslâmiyeyi alanların yüzde ellisi meydânda varken ve an'anât-ı milliye ve İslâmiyeye karşı yüzde elli lâkaydlık gösterildiği
