İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 201 / 267
201

► (164) ◄ Eski Dâhiliye Vekili, Şimdi Parti Kâtib-i Umumîsi Hilmi Bey!

ESKİ DÂHİLİYE VEKİLİ, ŞİMDİ PARTİ KÂTİB-İ

UMUMÎSİ HİLMİ BEY!

Evvelâ: Yirmi sene zarfında bir tek istid'a dâhiliye vekili iken sana yazdım. Fakat yirmi senelik kaidemi bozmadım, vermedim. İstersen sana okuyacağım. Hem eski dâhiliye vekili, hem şimdi kâtib-i umumî sıfatlarıyla seninle konuşacağım. Yirmi sene, hükûmetle konuşmayan, tek bir defa yine hükûmet hesabına hükûmetin büyük bir rüknü ile konuşan adam, on saat kadar söylese azdır. Onun için siz benimle konuşmayı bir-iki saat müsâade ediniz.

Sâniyen: Şimdi partinin kâtib-i umumîsi itibariyle size bir hakikati beyân etmeğe kendimi mecbur biliyorum. Hakikat da şudur:

Sen, kâtib-i umumî olduğun halk fırkasının millet karşısında gayet ehemmiyetli bir vazifesi var. O da şudur:

Bin seneden beri Âlem-i İslâmiyeti kahramanlığı ile memnun eden ve vahdet-i İslâmiyeyi muhâfaza eden ve âlem-i beşeriyeti, küfr-ü mutlaktan ve dalâletten şânlı bir sûrette kurtulmasına büyük bir vesile olan Türk Milleti ve Türkleşmiş onların din kardeşleri!

Eğer şimdi, eski zaman gibi kahramancasına Kur'âna ve hakàik-ı îmâna sâhib çıkmazsanız ve sizler gibi ehl-i hamiyet eskide yanlış bir sûrette ve din zararına medeniyetin propagandası yerinde doğrudan doğruya hakàik-ı Kur'âniye ve îmâniyeyi tervîce çalışmazsanız, size kat'iyyen haber veriyorum ve kat'î hüccetlerle isbât ederim ki, Âlem-i İslâmın muhabbet ve uhuvveti yerine, dehşetli bir nefret; ve kahraman kardeşi ve kumandanı olan Türk milletine bir adâvet; ve şimdi Âlem-i İslâmı mahva çalışan küfr-ü mutlak altındaki anarşiliğe mağlûb olup, Âlem-i İslâmın kalesi ve şânlı ordusu olan bu Türk Milletinin parça parça olmasına ve şark-ı şimâlîden çıkan dehşetli ejderhanın istilâ etmesine sebebiyet verecek.

Evet, hàriçte iki dehşetli cereyana karşı bu kahraman millet, Kur'ân kuvvetiyle dayanabilir. Yoksa, küfr-ü mutlakı, istibdâd-ı mutlakı, sefâhet-i mutlakı ve ehl-i nâmusun servetini serserilere ibaha etmesini âlet ederek dehşetli bir kuvvetle gelen bir cereyanı durduracak, ancak İslâmiyet hakikatiyle mezcolmuş, ittihâd etmiş ve bütün mâzideki şerefini İslâmiyette bulmuş, bu millet dayanabilir. Bu milletin hamiyet-perverleri ve milliyet-perverleri, herşeyden evvel bu mümtezic, müttehid milliyetin can damarı

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.