İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 127 / 267
127

► (083) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim ve Hakikat Yolunda Arkadaşlarım!

Bu defa, sizin beş-altı mübârek mektûblarınıza yalnız bir tek müşevveş mektûbla cevab vermemden gücenmeyiniz.

Evvelâ: Halîl İbrahim’in mektûbu, şahsıma verdiği fevkalâde meziyetler için kabûl etmemek mesleğimizce lâzım gelirken, iki mânidâr tevâfuku bana hem kendini kabûl ettirdi, hem “Lâhika”ya girdi. Fakat şahsıma ait kısmını bazen tayyettim ve bazısının üstünde “Risale-i Nur” kelimesini yazdım; ibaredeki suâllerine cevab oldu.

Birinci Tevâfuk: Hakkımda, teveccüh-ü âmmeyi kırmak için bir yüzbaşı bana karşı beş vecihle kanunsuz hakaret ve ihanet ettiği aynı zamanda, belki aynı saatte, yüz tane böyle yüzbaşıdan ehl-i hakikat nazarında daha ehemmiyetli ve Risale-i Nurun erkânından bir kardeşimiz, bu yeni mektûbu, haddimden yüz derece ziyâde ihtiram verip o gibi ihanetleri hiçe indirerek yazmış. Hem şâkirdlerin erkân-ı mühimmesinden dört zât, aynı mes'eleye iştirâk edip imza basmışlar. Ben de bu garîb tevâfukun hatırı için, mesleğime muhâlif olan senâkârâne mektûbu kabûl edip ta'dil ederek “Lâhika”ya geçirdim ve size de müsveddesini gönderdim.

İkinci Tevâfuk: Ben, gece, Asâ-yı Mûsa Risalesi’ni yazanları düşündüm ve yeni mektûblarda o noktada bahis aradım. Bu ağır kışta ve ara sıra bana münâfıkların ilişmeleri, bunlara fütûr vermek ihtimali var. Bu yazıcılara bir kamçı-yı teşvik lâzım. Nasıl ki Hasan Feyzi ve Halîl İbrahim’in edîbâne iki ta'rifnâmeleri çokları yazıya teşvik ile sevkettiler diye bir teşvik vesilesini aradım; birden, sabahta benim ölümümü mevzû yapan ve şâkirdleri korkutan ve sa'yde ve yazıda acele etmelerine medâr o mektûbu aldım, dedim: İbrahim Halîl’in sadâkati, kerâmet derecesine çıkmış.

Sâniyen: Feyzi ve Emin’in mektûbu, benim çok endişelerimi izâle etti. Evet, bu iki kardeşimizin sadâkatleri ve hizmetleri ve Risale-i Nura sahâbetlerinin çok ehemmiyeti var. Ve hapishânede dokuz ayda, dokuz sene kadar kıymetdâr hizmet eden Hilmi ve Sâdık ve İhsân ve Beşkardeş nâmında Risale-i Nura kalemiyle çok hizmet eden ihtiyar Tahsin gibi ve Feyzi ve Emin’in mektûbunda işâret edilen umum o civarda çok alâkadar olduğum kardeşlerimin Hizmet-i Nuriyede devamları, beni sürûrla ağlattırdı. Fakat öz kardeşim Abdülmecîd, beni çok merak ediyor; görüşemediğim buranın müftüsünden, hâlimi anlamağa çalışıyor. Bundan sonra Feyzi ve Emin’in üçüncüsü Abdülmecîd olsun. Safranbolu kahramanlarından aldıkları lüzumlu mektûbları ona da göndersinler.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.