► (214) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Nurun ehemmiyetli kahramanlarından Nurun ehemmiyetli mecmualarını Mekke-i Mükerreme’ye götürüp gayet büyük bir Hind’li âlim Ahmed Ali Şimşiri’ye teslîm edip, hem Hintçe tercüme etmeğe ve Hind’e de göndermeğe te'minât alan kardeşimiz Hâfız Mustafa’ya binler Bârekallâh ve Mâşâallâh ve Es'adekallâh deriz. Medresetü'z-Zehrâ, Mekke-i Mükerreme’deki o büyük zâtla muhâbere etsin. Adresi şudur: “Mekke-i Mükerreme’de Bâbü's-Selâm’da Ahmed Ali Şimşirî” diye mektûb yazabilirsiniz.
Sâniyen: Bu defaki hâdise, bir habbeyi, evhâm yüzünden çok kubbeler yaptıklarını öğrendik. Bir emâresi de şudur: Dâhiliye vekilinin emriyle gece içinde Afyon Vâlisi, emniyet müdürüyle buraya gelip gecede menzilimi basmak istemişler; müddeiumumî muvâfakat etmediğinden sabaha kadar bekleyip en ziyâde aleyhimizde bulunan iki adamı ta'yin edip, kilidimi kırıp füc'eten baskın vermeleri; hem aynı gün (Hâşiye) [^25] faytonla çıktığım vakit –burada emsâli vukû' bulmayan– beş tayyare pek aşağıda uçup benim faytonumu bildikleri için etrafımda iki defa dönmeleri, ikinci gün başka bir tarafa, çok görünmeyen gizli bir dere tarafına faytonla giderken aşağıda uçan beş tayyareyi bir şey arıyor gibi gördük, anladık ki, bizi arıyorlar; yine aynen evvelki gün gibi, o beş tayyare etrafımızda ve kasaba üstünde gezip, odamıza girdiğimiz zaman onların da gitmeleri kuvvetli bir emâredir ki, bir habbe yüz kubbe yapılmış. Burada böyle mânâsız, evhâm yüzünden bana eziyet verilmesi ve Medresetü'z-Zehrâ’nın kahramanlarına buraya nisbeten bu üç senede on dereceden yalnız bir derece eziyet verilmek cihetiyle, Isparta hükûmetine ve adliyesine teşekkürümü ve minnetdârlığımı ve onların verdiği eziyetleri de helâl ettiğimi bildirirsiniz.
[^25]:(Hâşiye) Evet, buradaki Nur şâkirdleri nâmına tasdik ediyoruz, hâdise aynen vukû' buldu. Evet / Evet / Evet / Evet / Evet / Evet Terzi Mustafa / İsmail / Mustafa / Hizmetkârı Nuri / Hayri ve Halîl
Sâlisen: Bu defaki musîbette, her vakit olduğu gibi, yine kaderin adâletine ve inâyet-i İlâhiyenin feyzine baktım, gördüm ki: Sâir vilâyete nisbeten bir derece Nurdan geri kalan ve Nur dâiresine de yakın bulunan Kütahya ve adliyesini ve hükûmetini; Denizli, Kastamonu gibi Risale-i Nurla alâkadar etmek...
Evet, ne kadar fikri ve vazifesi aleyhimizde olsa da, her hâlde kalbi, rûhu Risale-i Nurdan îmânı cihetinde büyük istifade etmek ve Nurculara da
