İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 200 / 267
200

Ben Isparta’yı; toprağıyla, taşıyla, bütün ahâlisiyle mübârek gördüğümden; oradaki hükûmete, hususan zâbıtasına ciddi dost nazarıyla bakıyorum. Hususan çok tecrübelerle ve üç vilâyet zâbıtasının itirafıyla ve üç vilâyet mahkemesinin müttefikan berâet kararıyla ve üç cem'iyet-i ilmiyenin ve ehl-i vukûfun tahsin ve takdirleriyle sâbit olmuş ki; Risale-i Nur eczâları ve şâkirdleri, emniyet müdürünün ve zâbıtanın vazifeleri olan âsâyiş ve idare ve inzibat ve ahlâksızlığa karşı, komiserlerden ziyâde, serkeşleri itâate getirmek ve âsâyişi te'min etmekte, manevî ve tam te'sirli manevî inzibat memurlarıdır. Onun için zâbıta, evhâmla değil; kemâl-i takdirle, emniyet müdürünün bakması gibi bakmalıdır. Çünkü o Zülfikàr hakkında demiş: “Çok güzel, sevdim, okuyacağım.. hoşuma gitti.” Her ne ise. Siz, daha ne münâsib görürseniz öyle yaparsınız.

Hem emniyet müdürüne deyiniz ki: Kardeşimiz Said diyor: Eğer o Zülfikàr tam hoşuna gitmişse, o benimdir, ona hediye ediyorum. Hem onun gibi mühim olan Asâ-yı Mûsa’yı da ona hediye edeceğim.

Denizli’den ve Tavas’tan gelen güzel mektûblarına hususî cevab vermeğe kat'iyyen vaktim ve hâlim müsâade etmediğinden; hususî cevab vermediğimden gücenmesinler. Çakır Yûsuf’un mektûbundan, tam ciddiyeti ve tam Hasan Feyzi’nin bir vârisi olduğunu gösteriyor. ∗∗∗

► (163) ◄

Kardeşimiz ve Nurun kumandanlarından Isparta Hulûsî’si Re'fet Beyin mübârek masûmunun dokuz yaşında iken –bu derece– Risale-i Nurdan “Birinci Söz”ü yazması gösteriyor ki; o mübârek Hüsnü, Safranbolu’nun onbir yaşındaki Hüsnü’sü gibi dahi masûmların küçücük bir kahramanı olmağa namzeddir. Cenâb-ı Hak, onu, Nurlara bağışlasın ve muvaffak eylesin.. âmîn. İnşâallâh, yazdığı nüshayı sonra tashih edip göndereceğim.

∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.