bazı da noksan olarak yapabilirim. Hâlbuki bu eyyâm ve leyâli-i mübârekede yüz derece çalışmağa ihtiyacım var. Ve sizin şirket-i maneviyenize hissem itibariyle yardım etmek ve duâlarınıza bin derece ziyâde âmînlerle iştirâke koşmak lâzım iken, bu iktidarsızlığım, o şirket-i maneviyeye pek cüz'î yardım edebilir. Bunun çaresi, vazife-i Nuriyede benim vazifem size verildiği gibi, o şirketteki vazifeyi de sizlerin manevî yardımlarına dayanıp haddimden ve isti'dâdımdan pek çok ziyâde bu âciz kardeşinizdeki hüsn-ü zannınıza muvâfık çalışmayı rahmet-i İlâhîden niyâz ediyorum.
İhtiyacın ikinci sebebi: Hem siz, hem bizden olmayan bir kısım zâtlar, Risale-i Nurun hakikatinden ve şâkirdlerinin şahs-ı manevîsinden tezâhür eden fevkalâde hâlleri ve neticeleri bu bîçâre kardeşinizden zannedildiğinden, o büyük neticelere karşı çok büyük bir iktidar, bir tahammül lâzımken, pek cüz'î ve şahsî çalışmam, bu hastalık ve za'fiyetle beraber, elbette beni şiddetle manevî yardımınıza muhtaç ediyor. Ben de bu manevî yardımlarınızı kendime koşturmak için اَجِرْنَا ، اِرْحَمْنَا gibi bütün mütekellim-i maa'l-gayr tâbir edilen kelimelerde sizleri niyet ediyorum. Güyâ umumunuzla beraberiz gibi çalışıyorum. Ve “âmîn” dediğim vakitte, bütün duâlarınıza bir âmîn niyet ediyorum. İnşâallâh, Erhamürrâhimîn, rahmetiyle o çok noksan ve cüz'î çalışmamı, büyük çalışmanıza mükemmel bir âmîn hükmünde kabûl eder.
Hâmisen: Sâbık hâdiseden vaziyetiniz ne şekilde olduğunu çok merak ederdim. Cenâb-ı Hakk’a şükür ki; mektûbunuzda Kahraman Tahiri’nin İstanbul’a makine ve kağıt almak için gitmesi gösteriyor ki, o hâdise sönüyor ve Nurların neşrine mâni olmayacak, belki başka yerlerde olduğu gibi orada da gâlibâne fütûhâtı var, inşâallâh. ∗∗∗
► (182) ◄
Ravza-i Mutahhara (عَلٰى صَاحِبِهَا اَفْضَلُ الصَّلاَةِ وَالسَّلَامِ) civarındaki mübârek hey'et-i ulemâya takdim edilen Asâ-yı Mûsa ve Zülfikàr Risalesi’dir. Hem bir vesile-i şefâat, hem kudsî yerde hayırlı duâlarına mazhar olmak için müellifin bedeline o mübârek yerleri ve elleri ziyaret etmek için gönderilmiştir. Bu fıkra, yalnız Şam, Mısır ve Hind’e gidenlerden Ravza-i Mutahhara yerinde Câmiü'l-Ezher ve Şam ve Hind Cemâat-i İslâmiyesine yazılmış. Aynen hem dört Zülfikàr, hem dört Asâ-yı Mûsa başlarında yazdık, ikişer nüsha olarak hem Mısır Câmiü'l-Ezher, hem Şam ulemâsına, hem Hindistan’da iki milyon liraya mukâbil Kur'ânları isteyen hey'ete gönderdik. ∗∗∗
