Mâdem ölüm öldürülmüyor; hayattan çok ziyâde ehemmiyetli bir mes'eledir; yüzde doksanı bu hayatın selâmetine çalışıyorlar. Biz Risale-i Nur şâkirdleri de, herkesin başına muhakkak gelecek olan ölümün dehşetli hücumuna karşı mücâdele ediyoruz. Hadsiz şükür olsun ki; şimdiye kadar o ölüm i'dâm-ı ebedîsini, yüz binler adam hakkında terhis tezkeresine Risale-i Nur ile çevirdiğine yüzbinler şâhid gösterebiliriz. Bu hakikat noktasını sizin gibi vatan-perver, milliyet-perverler bizi teşviklerle alkışlaması lâzım gelirken, evhâmlarla ittiham altına alıp tarassudlarla tâciz etmek, ne kadar insaftan ve hamiyetten uzak olduğunu insafınıza havâle ediyorum.
Gayr-ı Resmî, tecrid
ve Haps-i Münferitte
Said Nursî ∗∗∗
► (043) ◄ Afyon Emniyet Müdürlüğüne
AFYON EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE
Ben, sizin, insaniyet ve vicdânınıza i'timâden, mahrem işlerimi size beyân ediyorum. Hem vazife itibariyle siz, bizimle pek çok alâkadarsınız. Çünkü Risale-i Nurun âsâyiş noktasında yirmi seneden beri yüzbin şâkirdinden hiçbir vukûât olmadığı gibi; pek çok zâbıta memurlarının itiraflarıyla ve bir şey aleyhimizde kaydetmemeleriyle, bunu isbât eder. Buraya, Ankara Emniyet-i Umumiye Müdürü geldiğini bir çocuktan işittim. Her hâlde benim hâlimi soracak diye bir şey kaleme aldım ki, rahatsızlığım münâsebetiyle ona konuşmak yerinde takdim edeyim. Birden gittiğini işittim. Size leffen onu gönderiyorum; münâsib görseniz, berây-ı ma'lûmât ona gönderirsiniz. Ben, dünya işlerini bilmiyorum, halklar ile görüşemiyorum. Senden başka burada kimsem yok ki re'yini alayım. Benim şahsıma ait mes'ele gerçi çok ehemmiyetsizdir, cüz'îdir; fakat Risale-i Nura ait mes'ele; bu vatan ve millete pek çok ehemmiyeti var.
Size kat'iyyen ve çok emârelerle ve kat'î kanâatimle beyân ediyorum ki; gelecek yakın bir zamanda, bu vatan, bu millet ve bu memleketteki hükûmet, Âlem-i İslâma ve dünyaya karşı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak; mevcûdiyetini, haysiyetini, şerefini, mefâhir-i tarihiyesini onun ibrazıyla gösterecektir.
Said Nursî ∗∗∗
