İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 69 / 267
69

makamlara irtibatınızı bağlamayınız. Ben, size nisbeten kardeşim; mürşidlik haddim değil, üstad da değilim; belki ders arkadaşıyım. Ben, sizin kusurâtıma karşı şefkatkârâne duâ ve himmetinize muhtacım; benden himmet beklemeniz değil, bana himmet etmenize istihkakım var. Cenâb-ı Hakk’ın ihsân ve keremiyle, sizlerle, gayet kudsî ve gayet ehemmiyetli ve gayet kıymetdâr ve her ehl-i îmâna menfaatli bir hizmette, taksim-i mesâî kaidesiyle iştirâk etmişiz. Tesânüdümüzden hâsıl olan bir şahs-ı manevînin fevkalâde ehemmiyet ve kıymeti ve üstadlığı ve irşadı, bize kâfîdir.

Mâdem bu zamanda, herşeyin fevkınde hizmet-i îmâniye bir kudsî vazifedir; hem kemiyet, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti azdır; hem muvakkat ve mütehavvil siyaset dâireleri ebedî, dâimî, sâbit hizmet-i îmâniyeye nisbeten ehemmiyetsizdir, mikyâs olmaz, Risale-i Nurun ta'limâtı dâiresinde bize bahşettiği feyizli makamlara kanâat etmeliyiz. Haddimden fazla fevkalâde hüsn-ü zan ile müfritâne àlî makam vermek yerine, fevkalâde sadâkat ve sebat ve müfritâne irtibat ve ihlâs lâzımdır; onda terakkî etmeliyiz.” Elhak, bunda tam terakkî etmişsiniz. (Parça bitti) ∗∗∗

► (041) ◄

Azîz Sıddık Sebatkâr Muhlis Kardeşlerim!

Hem maddî hem manevî; hem nefsim, hem benimle temâs edenler gayet ehemmiyetli benden suâl ediyorlar ki:

“Neden herkese muhâlif olarak –hiç kimsenin yapmadığı gibi– sana yardım edecek çok ehemmiyetli kuvvetlere bakmıyorsun? İstiğnâ gösteriyorsun? Ve herkes müştâk ve tâlib olduğu ve Risale-i Nurun intişarına, fütûhâtına çok hizmet edeceğine o Risale-i Nur şâkirdlerinin hàsları müttefik oldukları ve senden kabûl ettikleri büyük makamları kabûl etmiyorsun, şiddetle çekiniyorsun?”

Elcevab: Bu zamanda ehl-i îmân öyle bir hakikate muhtaçtırlar ki; kâinâtta hiçbir şeye âlet ve tâbi ve basamak olamaz; ve hiçbir garaz ve maksad onu kirletemez; ve hiçbir şübhe ve felsefe onu mağlûb edemez bir tarzda îmân hakikatlerini ders versin. Umum ehl-i îmânın bin seneden beri terâküm etmiş dalâletlerin hücumuna karşı îmânları muhâfaza edilsin.

İşte bu nokta içindir ki, dâhilî ve haricî yardımcılara ve ehemmiyetli kuvvetlerine, Risale-i Nur ehemmiyet vermiyor onları arayıp tâbi olmuyor... tâ avâm-ı ehl-i îmânın nazarında, hayat-ı dünyeviyenin bazı gayelerine basamak olmasın; ve doğrudan doğruya hayat-ı bâkiyeden başka

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.