İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 76 / 267
76

Risale-i Nurun hizmetine zararı varsa, girmeyecek. Eğer bilse ki; o refîka-i hayatını bazı hàs kardeşlerimiz gibi Risale-i Nurun hizmetinde yardımcı olarak çalıştırsa, o hayata girebilir. Çünkü hàsların hayatı, Risale-i Nura aittir ve şahs-ı manevîsini temsîl eden şâkirdlerinin tensibiyle kayıt altına girebilir. Peder ve vâlidesinin re'yleri de varsa, inşâallâh zararı olmaz. ∗∗∗

► (047) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Merak etmeyiniz, telâş edecek bir şey yok. Yalnız bayramdan sonra Ankara Emniyet-i Umumî Müdürü, mühim memurlarla buraya gelmeleri ve bir cihette benimle de gizli alâkadar bir sûrette gelmesinden evvel bir kumandan, onların gelmesinden cesâret alıp hafifçe bana ilişti. Fakat sonra pişman oldular. O büyük memurlar geldikten sonra, mûcib-i endişe bir şey olmadı. Tahminimce, bana ait mes'ele bir derece kardeşlerime sirâyet etmesi cihetiyle, Feyzi’ye zâhiren hafifçe ilişilmiş; fakat ben merak ediyorum, onu taharrî etmekte neyi bahâne etmişler? Neyi aramışlar? Tafsilâtı nedir? Mâdem iki sene tedkîkàttan sonra üç mahkeme kitab ve mektûblarımızı bilâ-istisna bize iâde etmiş, biz de dünya siyasetiyle alâkadar olmadığımız onlarca tahakkuk etmiş, daha ne arayabilirler? Olsa olsa hususî, belki kıskançlık eseri veyâhut garaz veyâhut gizli zındıkların tahrîkiyle böyle bazı kanunsuzluklar kanun nâmına yapılıyor. Bu hâllere mukâbil, tam metânet ve tesânüd ve sarsılmamak ve telâş etmemek lâzımdır. ∗∗∗

► (048) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşim!

Câmide az görüştük; lüzumlu bazı şeyler söyleyeceğim, hâtırında kalsın.

Evvelâ: Bedre’deki yüz senelik vazifeyi on sene zarfında gören Sabri kardeşimizin samîmî dostları olan Hakkı, Hulûsî, پ Mehmed ve Barla’da Şamlı, Süleyman, Bahri gibi kıymetdâr kardeşlerimize benim tarafımdan çok selâm ediyorum.

Sâniyen: Küçük Ali’nin büyük kardeşi mübârek Mustafa’nın Abdurrahman’dan irsiyet aldığı vazifesini, kahraman kardeşi ve mübârek mahdumu o vazifeyi tamamıyla görüyorlar. Onun vazifesi ve hizmeti devam ediyor, merak etmesin. Hâfız Mustafa, elhak merhum Hâfız Ali’nin zamanında onunla beraber ektikleri nurânî tohumların çok mübârek mahsulâtı var.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.