► (215) ◄ Kanunca İfâdemi Almak Lâzımken İfâdemi Almadılar. Ben de İfâdemi Şimdi Adliyenin Şahs-ı Manevîsine ve Dâhiliye Vekiline Berây-ı Ma'lûmât Beyân Ediyorum
KANUNCA İFÂDEMİ ALMAK LÂZIMKEN İFÂDEMİ ALMADILAR
BEN DE İFÂDEMİ ŞİMDİ ADLİYENİN ŞAHS-I MANEVÎSİNE VE
DÂHİLİYE VEKİLİNE BERÂY-I MA'LÛMÂT BEYÂN EDİYORUM
Bu kırk sene zarfında bu vatana ve millete hiç zarar etmeyip pek çok menfaati dokunan; ezcümle Mart İhtilâlinde isyan eden sekiz taburu bir nutukla itâate getiren ve çok zâbitleri kurtaran; ve harekât-ı milliyede Hutuvât-ı Sitte Risalesi ile ulemâyı ve Şeyhülislâmı ve İstanbul’u, işgal eden ecnebî tarafdârlığından kurtaran ve eski Harb-i Umumîde merhum Enver Paşa’nın çok takdir ve tahsini ile fedâkârâne hizmet eden ve üç dehşetli kumandanlar ona hiddet ettikleri hâlde ilişmeğe cesâret edemeyen ve gizli zındıkların iftiralarına binâen kanunlar onu mes'ûl ettiği hâlde, üç mahkeme onun takib ettiği hakikate karşı mağlûb olup, mahkûmiyetine cesâret etmeyen ve risaleleri ehl-i fen ve ehl-i ilim yanında çok takdir ve tahsinlerle karşılanan ve o risaleler hesabına konuşan bir adamı bir saat dinlemeniz, vazifeniz itibariyle elzemdir ve vâcibdir.
İşte başlıyorum. Elimizde hak var. Hakkımızı kuvvetle ve başka sûretle aramağa Cenâb-ı Hak mecbur etmesin, âmîn!
Bu yirmi senede yüzer tecrübe ile inâyet-i İlâhiye bizi himâye ettiği ve dehşetli zulümlerden kurtardığı gibi, bu yeni mânâsız, bütün bütün kanunsuz, gaddârâne zulümden de kurtaracağına kat'î kanâat etmeliyiz. Şâyet bir parça sıkıntı, zahmet, zarar da görsek, binler derece o zahmetten ziyâde rahmet ve ihsân-ı İlâhiyeye ve sevâba mazhar olmakla beraber pek çok bîçâre ehl-i îmânın îmânlarına başka bir tarzda bir kudsî hizmet hükmüne geçeceğini Rahmet-i İlâhiyeden pek kuvvetli ümîd ediyoruz.
Bu hâdisenin on vecihle kanunsuz olduğunu beyân ediyorum:
Birincisi: Üç mahkeme ve üç ehl-i vukûfun ve Ankara’nın yedi makàmâtından ve adliyelerin elinde iki sene Risale-i Nur tedkik ile nazardan geçtiği hâlde, ittifakla hiçbir muhâlif kalmadan hem umum risalelerin berâetine, hem Said ile beraber yetmişbeş arkadaşı, birlikte berâet ettirildiği ve bir gün bile ceza verilmediği hâlde, yeniden evrak-ı muzırra gibi onlara el uzatmak ne derece kanunsuzdur, zerre kadar insafı olan bilir.
İkincisi: Berâetinden sonra üç buçuk sene Emirdağ’ında münzevî, garîb, kapısını hem dışarıdan kilit, hem içeriden sürgü ile kapayan ve yüzde bir adamı zarûrî bir iş olmasa yanına kabûl etmeyen ve yirmi seneden beri devam eden te'lifini de bırakıp daha te'lif etmeyen bir adama,
