Emirdağ Lâhikası I
► (001) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا
Emirdağ’daki Kardeşlerime!
Benim hakkımda evhâm edenlere deyiniz ki: Biz, hizmet ettiğimiz bu adamın yirmi senelik hayatının bütün mahrem ve gayr-ı mahrem mektûblarını ve kitaplarını ve esrârını hükûmet şiddetli taharriyâtla elde etti. Dokuz ay; hem Isparta, hem Denizli, hem Ankara adliyeleri tedkikten sonra, bir tek gün cezayı, bir tek talebesine vermeyi mûcib bir madde –beş sandık kitaplarında ve evraklarında– bulunmadı ki; hem Ankara Ehl-i Vukûfu, hem Denizli Mahkemesi ittifakla berâetine karar verdiler.
Hem, bu zarûrî işlerini ihtiyarlığına hürmeten gördüğümüz adam, mahkemece da'vâ etmiş ve bütün hazır arkadaşlarını şâhid gösterip, tasdik ettirmiş ki: Yirmi senedir hiçbir gazeteyi ve siyâsî eserleri ne okumuş, ne sormuş, ne bahsetmiş; ve on senedir, hükûmetin iki reisinden ve bir vâli ve bir meb'ûsundan başka hiçbir erkânı ve büyük memurlarını bilmiyor ve tanımıyor ve tanımağa merak etmemiş. Ve üç senedir Harb-i Umumîyi ne sormuş, ne bilmiş, ne merak etmiş, ne radyo dinlemiş. Ve intişar eden yüz otuz te'lifâtından, yirmi sene zarfında yüzbin adamın dikkatle okudukları hâlde ne idareye, ne âsâyişe, ne vatana, ne millete hiçbir zararı hükûmet görmemiş. Beş vilâyetin dikkatli zâbıtaları ve taharrî memurları ve mahkeme işiyle iştigâl eden üç vilâyetin ve merkez-i hükûmetin dört adliyelerinin ağır ceza mahkemeleri en ufak bir suç bulmamış ki, tahliyelerine mecbur oldular.
Eğer bu adamın dünya iştihâsı ve siyasete meyli olsaydı; hiç imkânı var mı ki, bir tereşşuhâtı ve emâreleri bulunmasın! Hâlbuki mahkeme safahâtında hiçbir emâre bulamadılar ki, muannid bir müddeiumumî, mecbur olup vukûât yerinde imkânâtı istimâl ederek mükerreren iddianâmesinde “yapabilir” demiş ve “yapmış” dememiş. Yapabilir nerede? Yapmış nerede? Hattâ mahkemede Said ona demiş: “Herkes bir katli yapabilir, bu iddianız ile herkesi ve sizi mahkemeye vermek lâzım geliyor...”
Elhâsıl: Ya bu adam tam divânedir ki, bu derece dehşetli umûr-u dünyaya karşı lâkayd kalıyor veyâhut bu vatanın ve bu milletin en büyük bir saâdetine ihlâsla çalışmak için, hiçbir şeye tenezzül etmez ve ehemmiyet vermez. Öyle ise bunu tâciz ve tazyîk etmek, vatan ve millete ve âsâyişe bir nev'i ihanettir. Ve onun hakkında bu çeşit evhâm etmek, bir divâneliktir. ∗∗∗
