► (139) ◄
Bir zaman Barla’da temsîl için yazdığım bir risalede: “İki adam, İstanbul’a gidecek. Birisinin yüzde doksan dokuz dostu İstanbul’dadır. Onun için oraya iştiyakla gider. Öteki, onun aksi. İlâ âhir...” meâlinde bir şey yazılmış.
Şimdi, aynen bu hastalığımın ihtarıyla geçmiş zamana geçtim; ve o zamanlarda hayatımı geçirdiğim memleketlerde de hayâlen gezdim. O şirin hayatımın devirlerinde, her memlekette yüz dostumdan ancak bir-ikisini görebildim. Ötekiler, berzah memleketlerinde... Hattâ kendi Nurs Köyümde, bir tek amucazadem ve talebem Molla Dâvud da (R.H.) eski ahbablarım, akrabalarım yanına berzaha gittiğini gördüm. Yirmi seneki ayrı ayrı ikinci vatanım sayılan Barla, Kastamonu gibi yerlerde, üç kısım dosttan ancak iki kısmını gördüm; ötekiler de gitmek üzeredirler.
Bu hayâlî hakikate binâen, hakikaten Nurların ışığıyla nurânî gördüğümüz berzaha gitmek, bana değil ağır gelmek; belki bir iştiyak verdi. Benim bedelime hem vazifemi görüp, hem sevâb kazandıracak yüzer Husrevler, Tahiriler, Mustafalar, Nazîfler, Osmanlar, Abdurrahmanlar, Aliler, Sabriler, Feyziler, Ahmedler, Mehmedler, Âtıflar, Mustafalar, Sâdıklar, Osmanlar ve hâkezâ... Nurların bahâdırları dünyada arkamda kaldıkları, ölümü bana çok hafifleştiriyorlar. Yalnız günah cihetinde ölüyorum, hasenât cihetinde yaşıyorum diye Allah’a hadsiz şükrediyorum. ∗∗∗
► (140) ◄
Evvelen: لِكُلِّ مُصِيبَةٍ اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ
Risale-i Nurun kahramanlarından ve Hâfız Ali’nin makamına geçen merhum Hasan Feyzi’nin vefâtı, Denizli’ye, Risale-i Nur dâiresine ve bu memlekete ve Âlem-i İslâma büyük bir zâyiâttır. Fakat kendisi, pek samîmî ve hàlis ve fevkalâde beyânâtıyla ve dersleriyle, inşâallâh, kendi yerinde çok Hasan Feyzilerin yetişmesine bir zemin ihzar etmiş, sonra gitmiş. Aynen biraderzâdem Abdurrahman gibi, bir-iki senede on sene kadar Nurlara kıymetli hizmet etti. Güyâ o da, Abdurrahman da çabuk dünyadan gideceğiz diye on senelik vazifeyi bir-iki senede gördüler.
Ben, merhum Hasan Feyzi’nin vefâtını onun şahsı itibariyle tebrik ediyorum ve Denizli’yi ve Nur dâiresini ve bu memleketi cidden tâziye ediyorum; bu çeşit zülcenâheyn ve hakîki mü'min ve müdakkik bir âlim ve yüksek bir edip, muallim ve te'sirli bir vâiz ve müderrisi kaybettiği için, büyük bir musîbettir. Cenâb-ı Hak, inşâallâh, Denizli gibi kahramanlar ocağından çok Hasan Feyzi rûhunda Nurlara sâhib ve nâşir çıkaracak.
