İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 162 / 267
162

► (121) ◄

İnebolu civarında bulunan ve Nurlara güzel kalemiyle çok hizmet eden kardeşlerimizden Mehmed Zekeriya’nın bir mektûbunu aldım. Endişelerimi izâle edip beni mesrûr eyledi. Şimdi Nurların bir vazifesi olan çocuklara Kur'ân okutmak ve îmân derslerini vermek hizmetiyle meşgul olduğunu yazıyor. Ona yazınız ki: Bu hizmetin, aynen eskide Nurlara çalışmanız gibi kıymetlidir.

Hem, senin yazdığın kesretli risaleler, senin bedeline Nurların neşrine hizmet ederler. Merak etmesin; o, eski makamını muhâfaza ediyor. ∗∗∗

► (122) ◄

Bugünlerde rahatsızlık için “Evrâd-ı Bahâiye”yi ezber değil, kitaba bakarak okudum. Âhirinde ihtitam-ı Bahâiye olan hâtimesini bilemediğimden, eskiden beri okumuyordum. Haydi bir defa bunu da okuyayım dedim. Gördüm ki: Bir sahifede ve uzun altı buçuk satırında, ondokuz defa “nur, nur, nur” kelimeleri... Kat'î kanâatim geldi ki Şah-ı Nakşibend, Gavs-ı A'zam gibi Risale-i Nuru ve kudsî hizmetini keşfen müşâhede edip tahsinkârâne haber vererek ona işâretler ediyor. Ben de, yalnız o altı satırı ve baştaki satırı ve âhirdeki satırı ile otuz senelik Bahâiye virdime, o meleklerin, Nurların intişarına muâvenetleri niyetiyle, ilhâk eyledim. ∗∗∗

► (123) ◄

Azîz Sıddık Kardeşlerim!

Evvelâ: Isparta’nın acîb yangınında musîbet-zedelerin elemlerine ben cidden iştirâk ediyorum. Çünkü müteaddid vecihle ben Ispartalı olduğum gibi; o mübârek şehir, taşıyla, toprağıyla nazarımda çok ehemmiyeti var; ve Nurların Câmiü'l-Ezher’i ve Medresetü'z-Zehrâ’sının merkezi hükmündedir.

Benim tarafımdan o musîbet-zedelere deyiniz ki: Nass-ı Hadîsle, böyle musîbetlerde, ehl-i îmânın zâyi' olan malları tam sadaka hükmündedir. Hususan bu zamanda, yüz sadaka kadar o fânî malları, bâkî ve daha çok ebedî mallara inkılâb ederler. Onun için sabır içinde bir cihette şükretmek gerektir. İnşâallâh, dünyada dahi o keffâretü'z-zünûb olan zâyiâtın yerine Erhamürrâhimîn ihsân eder.

Geçmiş olsun, başınız sağ olsun, fâidesiz merak etmeyiniz deyiniz.

Sâniyen: Bu çeşit kazâların bir sebebi: Beşerin çirkin bir hatâsı bulunmasından, bu Ramazan-ı Şerîfin hürmetini ve kıymetini muhâfaza etmek ve Nurları himâye etmeye, her yerden ziyâde Nurların menba'ı ve medresesi olan Isparta borçludur ve vazifesidir. Ve sefâhetlere karşı Şeâir-i İslâmiyeyi muhâfaza etmekle mükelleftir. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.