İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 181 / 267
181

Mâdem Receb Bey ve Kara Kâzım seninle dost ve zannımca eski Said’le de münâsebetleri var; onlardan iyilik istemek değil; belki bana karşı selefleri gibi mânâsız, lüzumsuz tazyîk ve zulme meydân vermesinler. Hakikaten buranın maddî ve manevî havasıyla imtizaç edemiyorum. Sıkıntılarım pek fazla. İkametgâhımı hem dışarıdan, hem içeriden kilitliyorum. Her cihetle yalnızım. Ve bir cihette de komşusuz, sıkıntılı bir odada, hasta bir hâlde hayatımı geçiriyorum. Bazen bir günü, Denizli’de bir ay hapisten fazla beni sıkmış. Bu yirmi sene dehşetli zulüm ile hürriyetime ve serbestiyetime ilişmek artık yeter. Zâten iki sene mahkemelerin tedkîkàtıyla ve aleyhimdeki münâfıkların plânları akîm kalmasıyla kat'iyyen tebeyyün etmiş ki, şahsımda ve Nurlarda bu vatan ve millete zarar tevehhüm etmekle daha kimseyi kandıramazlar. Ben de herkes gibi hürriyetime sâhib olsam, belki tebdil-i hava için mu'tedil havası bulunan bu kazanın bazı köylerine gitmeme müsâadekâr bir iş'âr burada olsa, münâsib olur. Size ve oradaki Nur dostlarıma çok selâm ve duâ ediyoruz.

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Said Nursî ∗∗∗

► (146) ◄

Hakikaten merhum Hasan Feyzi gibi az zamanda çok hizmet eden ve Nurlara karşı pek çok ciddi alâkadar olan Mustafa Osman’ın, hizmetinin makbûliyetine bir delil olarak, Hasan Feyzi’nin ve onun rûhlarında ve sadâkatlerinde iki muallim olan Ahmed Fuâd ve Mustafa Sungur ve iki yüksek talebe olan Mustafa Oruç ve Rahmi’yi bulması ve Risale-i Nurun o kuvvetli ellerle hizmetine çalışması, o havâli için büyük bir saâdettir.

Hem bazı cümleleri ta'dilâtla beraber Lâhikamıza geçirdiğimiz Mustafa Osman’ın ve muallim Mustafa Sungur’un müşterek acîb mektûbları gösteriyor ki; merhum Hasan Feyzi nev'inde bir sünbül orada inkişafa başlamış, inşâallâh çok bîçârelerin îmânını kurtaracaklar. Hususan onların mâhiyetinde ve Isparta’nın küçük masûm kahramanlarına benzer Rahmi nâmında ondört yaşında bir mektebli çocuğun fedâkârâne Nurların derslerini gaye-i hayat bilmesi, bizleri ve Nurcuları cidden sevindiriyor. O havâli için gençlerin kurtulmasına bir fâl-i hayırdır.

Risale-i Nurun Zülfikàr ve sâir mecmuaların intişarı için büyük yardımlarda bulunan ve merhum şehîd Hâfız Ali’nin en mükemmel tarzda yazdığı ve Nur fabrikasında tam çalışkan bir arkadaşı ve sâdık bir vârisi olan Hâfız Mustafa’nın eline emânet bırakılan bütün Risale-i Nur eczâları onun eline geçmesini te'min eden Ahmed Fuâd’ı ve emâneti ona teslîm eden kardeşimiz Hâfız Mustafa’yı ve Safranbolu memleketini ve oradaki kardeşlerimizi

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.