► (171) ◄
Alamescid Köyü Hocası İbrahim Edhem’in hàlisâne mektûbuyla, ehemmiyetli ve Nurun masûm şâkirdlerinin o mübârek hocanın dersinden tam hisse alan ve Nur dâiresine giren altı küçücük masûmların kendi kendilerine düşünüp hocalarına söyleyerek, altı pusula kendi kalemleriyle yazarak, bu ihtiyar, hasta Said’e, o masûm mübârekler, ömürlerinden herbiri bir kısmını vermesi, hakikaten gayet medâr-ı hayret ve takdir bir hâdise-i Nuriyedir. Ben dahi o masûmların o mübârek hediyelerini kabûl edip, yine o küçücük Saidlere hediye ederek, benim yerimde çalışmak için bağışlıyorum. Cenâb-ı Hak, onları muvaffak eylesin. O küçücük Saidler ise, işâretlerinden: İbrahim dokuz yaşında, Mustafa onbir yaşında, Halîl İbrahim oniki yaşında, Emin Yılmaz ondört yaşında, Mehmed onbir yaşında, Abdullâh oniki yaşlarındadır.
Medrese-i Nuriye kahramanlarından ve o medresenin üstad-ı mübâreki, merhum Hacı Hâfız’ın mahdumu ve vârisi Hâfız Mehmed’in, o medresenin umum şâkirdleri nâmına yazdığı mektûbunda “Nurla iştigâlin, ölümden başka her belâya, hastalıklara bir ilâç olduğu gibi; dehşetli ölümü de, Cennetin kapısı gösterip, ehl-i îmânı heyecanla şevke getiriyor.” diye fıkrası hakikat olduğuna pek çok hâdiseler var. Masûm mahdumu da hâfızlığa başlaması... İnşâallâh muvaffak olacak, ceddinin ve pederinin mübârek hâfızlık ünvânlarını dâimleştirecek.
Medrese-i Nuriyenin elmas kalemli kahramanlarından Mustafa Yıldız’ın, sûreten kısa ve ma'nen uzun ve kıymetli mektûbunda, Medrese-i Nuriyenin kahramanlarına havâle edilen Sikke-i Gaybiye’nin yağlı kağıda yazılmasını, üç-dört hüdhüdün ma'nen alkışlaması gösteriyor ki; inşâallâh Sikke-i Gaybiye Medrese-i Nuriyede parlak bir tarzda çıkacak ve güzel fütûhât yapacak.
Kahraman Tahiri’nin gönderdiği kısa münâcât, sıhhatlidir. Fakat yalnız baştaki kısmın tercümesi var. Şimdi tam tercüme etmeğe hâlim müsâade etmiyor.. aynen yazılsın. Bu kısacık münâcât gösteriyor ki; enâniyet-i nefsiye ve hissiyat-ı hayatiye, Risale-i Nurun te'lifi zamanında hükmetmemişler, Nurların ihlâs ve sâfiyetini bulandırmamışlar. Eski Harb-i Umumîde, dâima şehîd olmağa muntazır olduğumdan, İşârâtü'l-İ'câz Tefsiri tam, hàlis yazıldığı gibi; bu münâcâttaki tam râbıta-i mevtin kuvvetli tezâhürü dahi, Nurların sâfî ve hàlis bir mâhiyet almasına vesile olmuş. İnşâallâh hissiyat-ı nefsâniye karışmamış.
Nurların birinci medresesi olan ve ben rûhen çok alâkadar olduğum Barla’nın ehemmiyetli genç şâkirdlerinden, aynen Denizli’den bana gelen Ahmed gibi, Mehmed gibi; bir Ahmed ve Mehmed buraya
