İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 263 / 267
263

► (218) ◄ Reis-i Cumhûra Gönderilen İstid'anın Zeylidir Ki, Mecbur Oldum Yazmaya

REİS-İ CUMHÛRA GÖNDERİLEN İSTİD'ANIN

ZEYLİDİR Kİ, MECBUR OLDUM YAZMAYA

Bana hücum eden garazkârların en esâslı sebebi; Mustafa Kemâl’in dostluğu ve tarafgirliği vesilesiyle beni eziyorlar. Ben de o garazkârlara derim ki: Ölmüş gitmiş ve dünyadan ve hükûmetten alâkası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir Hadîs-i Şerîfin ihbarıyla Kur'âna zararlı öyle bir adam çıkacak dediğimi ve sonra Mustafa Kemâl o adam olduğunu zaman gösterdi.

Ben de beşyüz seneden beri kahramanlığıyla ve hak-perestliğiyle dünyaya meydân okuyan kahraman bir ordunun şerefini ve zaferini hilâf-ı hakikat olarak M. Kemâl’e vermediğim için, garazkâr dostları, beni yirmi senedir bahânelerle tâzib ediyorlar.

Evet –mahkemede isbât ettiğim gibi– “Şerefler, müsbet hayırlar, maddî-manevî ganîmetler orduya, cemâate verilir, tevzî' edilir; kusurlar, menfî icraatlar başa, reise verilir” diye bir kaide-i hakikatle, “kahraman ordunun ve bilfiil asker ve asker başında çalışan cesur zâbitlerin zaferleri ve şerefleri Mustafa Kemâl’e verilmez; belki kusurlar, hatâlar yalnız ona verilir” diye beni onu sevmemekle ittiham edenleri, kahraman orduyu sevmemekle ve şereflerini kırmakla ittiham edip, onlara, hâin-i millet nazarıyla bakıyorum. Bu hakikati mahkemede isbât ettiğim gibi, onun muannid dostlarına da isbât etmeye hazırım. Ben, bu mübârek milletin bahâdır ordusunun milyonlar efrâdı ve zâbitlerini severim, hürmetlerini, haysiyetlerini elimden geldiği kadar muhâfaza ediyorum. Benim karşımdaki garazkâr muârızlarım, bir tek adamı sevmek yolunda milyonlar efrâda ma'nen ihanet, belki adâvet ediyorlar.

Evet, çok emârelerle bildik ki; bana hücum edenleri tahrîk eden, Mustafa Kemâl’e i'tirâzımdır ve ona dost olmadığımdır. Başka sebebler bahânedir. Bunun için mecbur oldum ki, o muârızlarıma derim: O, beni taltif etmek ve bütün vilâyât-ı şarkıyeye vâiz-i umumî yapmak için, Ankara’ya istedi. Ben oraya gittim. Bu gelen üç madde, beni, onun dostluğundan vazgeçirdi. Yirmi sene inzivada azâb çektim, dünyalarına karışmadım.

Birinci Madde: Bir Hadîs-i Şerîfin, âhir zamanda an'anât-ı İslâmiyenin zararına çalışacak diye haber verdiği adam bu olduğunu ef'âliyle göstermesidir. Ben, otuzaltı sene evvel o Hadîsi tefsir etmiştim. Aynen bu adama mânâsı çıkmış. Mahkemedeki müdafaâtımın üçüncü esâsında izâhı var.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.