berâet kararı verildiği için, bu hizmet-i îmâniye devam etmek gayesiyle arkadaşına izin vermiş ki, bazıları teksir edilsin.
Hem biz bu adamdan işitiyoruz ki: Bu memleket ve millet ve hükûmet, bu eserlere şiddetle muhtaçtır. Hükûmetin erkânlarından bekliyordum ki, bazıları bu eserlere sâhib çıksın. Çünkü ben, ölmek üzereyim; hem elim bağlı, sâhib olamıyorum. İnşâallâh, Ahmed Hamdi gibi dindar, muktedir zâtlar benim bedelime sâhib çıkacaklarına ümîdle mütesellî oluyorum. Bu vatanın ve İslâmiyet câmiasına yapacağınız bu kudsî vazifenizin mahkeme-i kübrâda şefâatçi olmasına duâ eder, hem de bilhassa o iki zâta selâm ederim. ∗∗∗
► (191) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim,
Evvelâ: Leyle-i Kadirde kalbe gelen pek uzun ve geniş bir hakikate pek kısaca bir işâret edeceğiz. Şöyle ki:
Nev'-i beşer, bu son Harb-i Umumînin eşedd-i zulüm ve eşedd-i istibdâdı ile ve merhametsiz tahribâtı ile ve bir düşmanın yüzünden yüzer masûmu perîşan etmesiyle ve mağlûbların dehşetli me'yûsiyetleriyle ve gâliblerin dehşetli telâş ve hâkimiyetlerini muhâfaza ve büyük tahribâtlarını tamir edememelerinden gelen dehşetli vicdân azablarıyla ve dünya hayatının bütün bütün fânî ve muvakkat olması ve medeniyet fantaziyelerinin aldatıcı ve uyutucu olması umuma görünmesiyle ve fıtrat-ı beşeriyedeki yüksek isti'dâdâtın, mâhiyet-i insaniyesinin umumî bir sûrette dehşetli yaralanmasıyla ve ebed-perest hissiyat-ı bâkiye ve fıtrî aşk-ı insaniyenin heyecan içinde uyanmasıyla ve gaflet ve dalâletin, en sert, sağır olan tabiatın Kur'ânın elmas kılıncı altında parçalanmasıyla.. ve gaflet ve dalâletin en boğucu, aldatıcı, en geniş perdesi olan siyasetin rû-yi zeminde pek çirkin, pek gaddârâne hakîki sûreti görünmesiyle; elbette, hiçbir şübhe yok ki, şimâlde, garbda, Amerika’da emâreleri göründüğüne binâen, nev'-i beşerin mâşuk-u mecâzîsi olan hayat-ı dünyeviyesi böyle çirkin ve geçici olmasından, fıtraten beşerin hakîki sevdiği ve aradığı hayat-ı bâkiyeyi bütün kuvvetiyle arayacak.. ve elbette, hiç şübhe yok ki, bin üçyüz altmış senede her asırda üçyüz elli milyon şâkirdi bulunan ve her hükmüne ve da'vâsına milyonlar ehl-i hakikat tasdik ile imza basan ve her dakikada milyonlar hâfızların kalbinde kudsiyet ile bulunup lisânlarıyla beşere ders veren ve hiçbir kitapta emsâli bulunmayan bir tarzda beşer için hayat-ı bâkiyeyi ve saâdet-i ebediyeyi müjde verip bütün beşerin yaralarını tedâvi eden Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın şiddetli, kuvvetli ve tekrarlı binler âyâtıyla belki sarîhan ve işâreten on binler defa da'vâ edip, haber verip sarsılmaz kat'î delillerle,
