İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 39 / 267
39

► (020) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

İşârât-ı Gaybiye-i Gavsiye ve Aleviyede, “altmışdörtte Risale-i Nur te'lifçe tamam olur.” Demek o tarihten sonra, yalnız izâhat ve hâşiyeler ve tetimmeler olacak. Bu münâsebetle iki nokta ihtar etmek kalbime geldi.

Birincisi: Risale-i Nurun fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi olacak, başta, masûm çocuklardır. Çünkü bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i îmânî alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve îmânın erkânlarını rûhuna alabilir. Âdeta gayr-ı müslim birisinin İslâmiyeti kabûl etmek derecesinde zor oluyor, yabânî düşer. Bilhassa, peder ve vâlidesini dindar görmezse ve yalnız dünyevî fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyâde yabânîlik verir. O hâlde o çocuk, dünyada peder ve vâlidesine hürmet yerinde istiskàl edip çabuk ölmelerini arzu ile onlara bir nev'i belâ olur. Âhirette de onlara şefâatçi değil, belki da'vâcı olur. Neden îmânımı terbiye-i İslâmiye ile kurtarmadınız!..

İşte bu hakikate binâen en bahtiyar çocuklar onlardır ki; Risale-i Nur dâiresine girip dünyada peder ve vâlidesine hürmet ve hizmet ve hasenâtı ile onların defter-i a'mâline vefâtlarından sonra hasenâtı yazdırmakla ve âhirette onlara derecesine göre şefâat etmekle bahtiyar evlâd olurlar.

Risale-i Nurun ikinci kısım talebeleri: Fıtraten Risale-i Nura muhtaç, bir derece de dünyadan ürkmüş veyâhut küsmüş kadınlar dır. Hususan bir derece yaşlı da olsa, Risale-i Nur, ona hakîki bir gıdâ-yı manevîdir. Çünkü, Risale-i Nurun dört esâsından birisi şefkattir ki, ism-i Rahîmin mazhariyetinden gelmiş. Kadınların da en esâslı hàssaları ve fıtrî vazifelerinin mayası, şefkattir.

Üçüncü kısım: Fıtrî olmasa da, vaziyeti itibariyle Risale-i Nura ekmek ve ilâç gibi muhtaç olan hastalar ve ihtiyar lardır. Çünkü, Risale-i Nur hayat-ı bâkiyeyi güneş gibi gösterdiğinden; ve dünyevî hayatın fânîlik cihetinde mâhiyetini tam gösterdiğinden; dünyevî hayatlarına ya hastalık veya ihtiyarlıkla darbe gelen ve gaflet veya dalâlet cihetiyle ölümü i'dâm tevehhüm eden hastalar ve ihtiyarlar Risale-i Nura o derece muhtaçtırlar ve öyle bir tesellî, bir nur alırlar ki; onların hastalık ve ihtiyarlığını sıhhat ve gençliğe tercih ettiriyor.

İhtar Edilen İkinci Nokta: Mâdem Arabîce altmışdörde girdik, işâret-i gaybiye gelmesiyle Risale-i Nur tekemmül etmiş olur. Eğer Rûmî tarihi olsa, daha iki senemiz var. Hâlbuki çok mühim yerde yazılmayan ve te'hir edilen risaleler kalmış. Meselâ: “Otuzuncu Mektûb” ve “Otuz ikinci Mektûb” ve “Otuzikinci Lem'a”lar gibi ehemmiyetli mertebeler,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.