ve yine “Yirmidokuzuncu Mektûb”un Birinci Kısmında yalnız “Nun-u Na'büdü” kapısıyla cemâat sırrını gösteren seyahat-ı hayâliye dahi beraber Sikke-i Gaybiye’nin âhirine veyâhut münâsib gördüğünüz yere konulsun. Eğer inâyât Sikke-i Gaybiye’ye konulmamış ise, onun da bir hülâsasını dercedilmesini size havâle ediyorum. ∗∗∗
► (198) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Mesmuâtıma nazaran, Şemsi ve isimlerini söylemeği münâsib bulmadığımız müellifler, Zülfikàr’dan ve sâir Risale-i Nurdan bazı kısımları kendi nâmlarına neşretmelerine râzıyım ve helâl ediyorum ve memnun olurum. Onlar da Nurun şâkirdleridirler, bu sûrette Nurları neşrederler. Yirmi seneden beri çoklar, hattâ büyük hocalar, eserlerinde ve müellifler de Nurun mes'elelerinden çoklarını almışlar ve alıyorlar. Hattâ değil böyle dost zâtları, belki resmî makamları bulunan ve eserler yazan ve Nurların intişarlarına tarafdâr olmayan ve eserleri revâc bulmak niyetiyle Nurun neşrine mâni olanları dahi helâl ediyoruz. Çünkü onların men'leri başka bir tarzda ve daha fâideli intişarına ve fütûhâtına vesile oluyorlar.
Ben, hâl-i hâzıra bakmadığım için bilemiyorum. İstemeyerek işittim ki: Eser yazan ve Nurdan çalan resmî büyük zâtlar diyorlar: “Risale-i Nuru okuyabilirsiniz, başkasına vermeyiniz.” Güyâ Nurlar onların eserlerini setrettirecek. Hâlbuki Nurlar, o eserlerdeki hakikatleri tasdik eder, onlara kuvvet ve revâc verir. İnşâallâh bir zaman onlar resmen neşrine mecbur olacaklar. Fakat İzmirli hâkimin dediği gibi, “Risale-i Nur gizlenmiyor ve başka kitaplara benzemiyor ve temellük edilmiyor, nerede bulunursa bulunsun, ben Nurdan gelmişim” der.
Hem Risale-i Nurun sekiz senedir en mühim parçaları İstanbul’a gidiyordu ve kemâl-i şevkle müellifler okuyorlardı. Esâsen Risale-i Nur ise; ona şâkird olmak şartıyla, herkesin kendi malı gibidir.
Isparta’dan hacca giden ve benim bedelime dahi ma'nen hac etmeği va'd eden o mübârek kardeşlerimizi hàs şâkirdler dâiresinde bütün manevî kazançlarımıza hissedar etmeğe karar verdik. Cenâb-ı Hak, onları iki cihanda mes'ûd eylesin, âmîn!
Medresetü'z-Zehrâ’nın bana gönderdiği bu defaki Asâ-yı Mûsa fiatından kalan altmış banknotu yakında göndereceğim.
Hem Nur Ticârethânesini tebrik ediyorum. İnşâallâh, yakın zamanda muhâberemiz Nur Ticârethânesi sâhibi vâsıtasıyla olacak. Umuma birer birer selâm. ∗∗∗
