İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 63 / 267
63

İşte, bugünde meydâna çıkan bu dehşetli cereyanı, ancak ve ancak Hıristiyanlık âleminin Müslümanlıkla ittihâdı; yani İncil, Kur'ân ile ittihâd ederek ve Kur'âna tâbi olması neticesi elde edilecek semâvî bir kuvvetle mağlûb edileceği iş'âr buyuruluyor ki, Hazret-i İsâ Aleyhisselâm’ın da vürûduna intizar etmek zamanının geldiğini mânâ-yı işârî ile ihtar ediyor.

Mesmuâta göre; bugünkü Amerika, aktâr-ı âleme tedkîkàt için gönderdiği dört hey'etten birisini, bugünkü beşeriyetin saâdetini te'min edecek sâlim bir din taharrîsine memur etmiştir. Bu ise, müceddidliğini mahkeme lisânıyla her tarafa ilân eden Risale-i Nur, bu muzdarib, perîşan beşeriyetin en büyük bir saâdeti olacağına îmânımız pek kuvvetlidir.

Sevgili Üstadımız başımızda ve en àlî hakikatleri taşıyan ve Kur'ânın en yüksek ve mübârek tefsiri bulunan Risale-i Nur elimizde oldukça, sevinçlerimiz had ve hududa alınmaz.

İşte bu hakikatlerin herbir cüz'ü, saha-i fa'âliyete çıksa, her tarafta merakla, zevkle kendini okutturuyor. Buna bâriz deliller pek çok var. Hususuyla, inkâr-ı Haşr mefkûresini mağlûb eden Onuncu Söz matbu' nüshaları ve bilhassa gizli tab'edildiği hâlde kendini serbest okutan ve takviye-i îmânda pek yüksek hàrikaları taşıyan Âyetü'l-Kübrâ risaleleri; ve inkâr-ı Ulûhiyet mefkûresini zîr ü zeber eden Külliyat-ı Nur, “Hüccetü'l-Bâliğa” ve “Meyve” gibi eczâları meydânda...

İnşâallâh, Kur'ânın etrafına çevrilmek istenilen îmânsızlığın emânsız sûrunu, Risale-i Nur temelinden kaldıracak, îmânsızlığın emânsız ateşini söndürüp, âb-ı hayat bahşeden şarab-ı kevserini, bütün dünyaya emânlı îmân vermekle içirecektir.

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Çok kusurlu talebeniz

Husrev ∗∗∗

► (037) ◄

Zâtınızın şahsıma karşı haddimden pek çok ziyâde hüsn-ü zannınızı, Risale-i Nurun şahs-ı manevîsi nâmına kabûl edebilirim; yoksa kendimi o makamlarda görmek benim haddim değil.

Hem, “Risale-i Nur mesleği, tarîkat değil , hakikattir; sahâbe mesleğinin bir cilvesidir. Bu zaman, tarîkat zamanı değil, îmânı kurtarmak zamanıdır.” Risale-i Nur, bu hizmeti Lillâhi'l-Hamd en müşkül ve ağır zamanlarda yapmış ve yapıyor. Risale-i Nur dâiresi, Hazret-i Ali ve Hasan ve Hüseyin’in (R.A.) ve Gavs-ı A'zam’ın (K.S.) –ihbarât-ı gaybiyeleriyle– şâkirdlerinin bu zamanda bir dâiresidir. Çünkü Hazret-i Ali, üç kerâmet-i gaybiyesiyle Risale-i Nurdan haber verdiği gibi;

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.