► (196) ◄
Kardeşlerim!
Merak etmeyiniz ve Nurun fevkalâde perde altındaki fütûhâtına kanâat ediniz. Şimdiye kadar hiçbir eserin böyle ağır şerâit altında bu derece te'sirli intişarını tarih göstermiyor.
Hem tam serbestiyet verilmemesinin sebebi ve hikmeti: Nurların fevkalâde kuvvetinden korkuyorlar. Belki sarsıntı verecek diye, tam takdir ve kabûl etmek ile beraber, şimdilik resmen intişarından telâş ettiklerini Diyânet Reisi büyük reisle görüşmesinden haber alınmış. Eski gibi hücum yok; belki musâlaha istiyorlar. Fakat Nurlar lehinde kuvvetli cereyanlar, inşâallâh o telâşı iştiyakla resmen neşrine çevirecek. Hem çok enâniyetliler, eserlerini tervîc etmek için, Nurların meydâna çıkmalarına kıskanmak damarıyla tarafdâr olmuyorlar. Merak etmeyiniz, Nur galebe edecek. ∗∗∗
► (197) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Medresetü'z-Zehrâ’nın yirmi derslerini ve hediyesini aldım. Ona mukâbil, Dâru'l-Hikmet’te vazife-i ilmiyede iken ta'yinâtım olan, elime verilen ve o zaman tab'ettiğim risalelerin masrafından fazla kalan ve onunla hacca gitmek niyet ettiğim ve yirmi-otuz seneye yakın bir zamanda benim ihtiyat erzâkım bulunan doksan banknot ki, nazarımda bin banknot kadar kıymeti vardı, Medresetü'z-Zehrâ’nın kudsî derslerine medâr olmak için Nurun ehemmiyetli bir nâşiri ve Hâfız Ali’nin (R.H.) çalışkan bir vârisi Hâfız Mustafa (R.H.) ile size gönderdim. Bu yeni derslerin fiatı, aynı Sirâcü'n-Nur ve Sikke-i Gaybiye gibi benim hakkımda yedi buçuk lira olsun. Çünkü ben, çoklara hediye vermeğe mecbur oluyorum. Bununla beraber, herbir ders ve nüshayı Medresetü'z-Zehrâ’nın erkânlarından bin hediye hükmünde kabûl ediyorum.
Sâniyen: Risale-i Nur, hacılarla haric Âlem-i İslâma yayılıyor, kendi kendini lâyık ellere yetiştiriyor. Ve Şam’a el yazısı ile gönderdiğimiz Asâ-yı Mûsa ve Zülfikàr’ı hey'et-i ilmiye onbeş gün tedkik etmiş, tam takdir etmelerine alâmet olarak demişler. “Biz, bunu mecmualar hâlinde kısım kısım tab'edelim.”
Hem bunu birden tab'etmeğe çok para lâzım. Hem bunu şimdi birden arabîye tercüme etmek uzun zaman lâzım; imkân olmuyor. Onun için, oradaki eski talebem ve yeni gönderdiğim şâkird, kitabı onların elinden kurtarmağa çalışmışlar ki, para kazanmak için tab'etmemişler. O kardeşlerim, kendi ellerinde müştâklara okutturuyorlar. Hâlbuki ben,
