► (062) ◄
RİSALE-İ NUR
Bu Nur, eser-i tefsiridir o semâvî kitabın,
İlân eder hakikati, emr-i hakkı bildirir.
İsyanlara, zulümlere ma'rûz olan cihanın,
Bu asırda göz yaşını nur saçarak dindirir.
Bu eserdir muzdarib gönüllere tesellî!
Bu kararsız âlemin her buhranında nur saçar.
Bu eserdir her zulmette selâmetin rehberi!
Ehl-i îmân bu sâyede, bu eserle hür yaşar...
Masûmlara bir öğüttür, gençlerin de rehberi;
Her mazluma “Ağlama!” der, “Güleceksin yarın sen!”
Tesellîsi çok yücedir, ibretlidir dersleri;
Beli bükük ihtiyara müjde verir derinden!
Bu eserdir insanları dehşetlerden dûr eden...
Kudret eli hâmîsidir, hayret-fezâ hükmü var...
Muannidler teslîm olur hükmüne, mağrûr iken.
Her serseri feylesofu meftûn eden nuru var!
Bu nur eser her bilginin, her mü'minin sertâcı,
Dertlilerin dermanıdır, her münkiri tokatlar...
Şirklerin hem hêdimidir, hem her kaygu ilâcı;
Zındık, zâlim ilişirse başında volkan patlar!
Ey güç yetmez dehşet veren hâletlerden ağlayan!
Fânîlere aldanarak kırıldıkça bağırma...
Ey zâilden, âcizlerden meded umup bağlanan!
Gir bu Nurun âlemine, fânîleri çağırma...
Ayıl artık gaflet sarhoşluğundan, durma uyan!
Hevesâtın bir ejderdir, kalbini kemirecek...
Yarın mes'ûd olacaktır yoklukta Hakkı bulan.
Nura ver nakd-i ömrü, yarın sana verilecek;
Huzuruna uhrâda ihtişamlar serilecek.
Risale-i Nurun Kusurlu Hàdimi
Zekâi
