Allah’a şükür, kalkmada hep cümle karanlık,
Allah’a şükür, dolmada hep kalbe ferâhlık.
Allah’a şükür, işte bugün perde açıldı,
Âlemlere artık yine bir neş'e saçıldı.
Artık bu sönük canlara can üfledi cânân,
Artık bu gönül derdine ol eyledi derman.
Bir fasl-ı bahar başladı illerde bugünden,
Bir sohbet-i gül başladı dillerde bugünden.
Benden bana ben gitmek için Risale-i Nur diye koştum,
Nur derdine düştüm de denizler gibi coştum.
Bir zerrecik olsun bulayım der de ararken
Düştüm yine deryâ gibi bir nura bugün ben.
Verdim ona ben gönlümü baştan başa artık,
Mâşukum odur, şimdi benim, ben ona âşık.
Ol nur-u ezel hem kararan kalblere lâyık,
Ol nurdan alır feyzini hem cümle halâyık.
Kahreyledi ol zulmeti Risale-i Nura akanlar,
Nur kahrına uğrar, ona hasmâne bakanlar.
Küfrün bütün alayı hücum etse de ey nur!
Etmez seni dûr, kendi olur belki de makhûr.
Sensin yine hazır, yine sensin bize nâzır
Ey nur-u Rahîm, ey ebedî bir cilve-i Kudret-i Fâtır!
Bir neş'e duyurdun îmânla sırr-ı ezelden,
Bir müjde getirdin bize ol nâmlı güzelden.
Mâdemki içirdin bize ol âb-ı hayattan
Bir zerre kadar kalmadı havf şimdi memâttan.
Hasret yaşadık nuruna yıllarca bütün biz,
Masûm ve alîl, türlü belâ çekti sebebsiz.
Yıllarca akan, kan dolu göz yaşları dinsin,
Zâlim, yere batsın, o zulüm bir yere sinsin.
