ihlâsın sırrı için, hazzını unutarak, demir harflere tarafdâr olmuş. Ve gösterdiği yanlışlar, düşmek sebebi ise, demir harflerde üç defa tab'a girmek noktasında dahi o yanlışlar bulunabilir.
Elhâsıl: Hâfız Ali’nin ihlâsından gelen ifâdesi ve Husrev’i, fevkalâde ihlâs noktasında takdir etmesi ve Husrev de, gayet büyük ve bâkî bir hissesini bırakıp, benim eskiden beri tekrar ettiğim bir da'vâm ki; Risale-i Nur’un hakîki şâkirdleri, hizmet-i îmâniyeyi herşeyin fevkınde görür; kutbiyet de verilse ihlâs için hizmetkârlığı tercih eder. Beni o da'vâda bilfiil tasdik etmesi cihetinden, bütün kuvvetimizle bu gibi kardeşlerimizi tebrik ediyoruz.
Kardeşimiz Hasan Âtıf’ın mektûbundan anladık ki, hakikaten tam çalışıyor. Kendi tâbiriyle, Risale-i Nurun mücâhidlerinin ve efelerinin kalem yâdigârlarını bize hediye olarak irsâl ettiğine mukâbil deriz: Cenâb-ı Hak, ebeden onlardan râzı olsun. Ve daha çok mânidâr yazdığı cümleler içinde, bir parça ehl-i bid'aya şiddet gördüm. Zaman, zemin, Risale-i Nurun müsbet mesleği, ehl-i bid'a ile değil fiilen; belki fikren ve zihnen dahi meşgul olmağa müsâade etmez. İhtiyat her vakit lâzım. O hàlis kardeşimiz, inşâallâh oralarda kendi gibi çok hàlis şâkirdleri yetiştirecek. Biz buradaki duâmızda, Âtıf’la beraber oradaki bütün rüfekalarını teşrîk ediyoruz. Ben bizzat onlarla muhâbere etmek istiyorum, fakat mâdem Isparta o vazifeyi daha mükemmel yapıyor; o vazifeyi onlara bırakıyorum.
Hâfız Ali’nin mektûbunun âhirinde, Medrese-i Nuriye kahramanlarından ve Husrev sisteminde Ahmed ve kardeşi Süleyman hakkında takdirâtı, bizi mesrûr eyledi. Zâten o, Medrese-i Nuriye şâkirdleri, benim nazarımda, eskiden beri bir gaye-i hayâlim olan Medresetü'z-Zehrâ’nın talebeleri sûretinde düşünüyordum. Ve derdim: “ Onlar, bunlar oldu veya bunlar, onların dümdârlarıdır.” ∗∗∗
► (157) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, sıddık kardeşlerim!
Sizin Mi'râcınızı tebrik ve Mi'râc sâhibinin (A.S.M.) Sünnet-i Seniyesine sizi ve bizi tam muvaffak eylemesine Rahmet-i İlâhiyeden niyâz ediyoruz. Size, bu bir-iki gün zarfında, nazar-ı dikkati celbeden bir-iki küçük mes'eleyi yazıyorum.
