İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 81 / 218
81

Sûre-i ﴾ اِذَا جَآءَ نَصْرُ اللّٰهِ ﴿ remzinde, esrâr-ı gaybiye gösterildi, birden kapandı, perde indi.

Hem bu sır içindir ki, o yolda fazla istihdam edilmedik, yalnız o meslek-i tevâfukiyenin tereşşuhâtından Risale-i Nurun hakkâniyetine bir imza ve cezâletine bir zînet ve hurûf-u Kur'âniye’nin intizamından ve vaziyetlerinden tezâhür eden bir nev'i i'câz çıktı. Daha o yolda çalıştırılmadık.

Umum kardeşlerime ve Risale-i Nurda ders arkadaşlarıma birer birer selâm ve duâ ederiz ve duâlarını ricâ ederiz. ∗∗∗

► (073) ◄

Azîz, sıddık, mübârek, masûm kardeşlerim!

Sizin çok mübârek ve nazarımızda çok kıymetdâr ve benim nazarımda Cennetin وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ tarafından ebedî ve Firdevsî bir hediye-i kudsiye gibi geçen ve gelen iki bayramı, Cennetin şekerlemeleri ve tatlıları gibi tatlılaştıran ve zînetlerin ve nakışların yetmiş tarzlarını giyen hûrilerin hulleleri ve libâsları gibi, manevî meclisimizi zînetlendiren kalem hediyenizi aldık. Bu hediye, Risale-i Nur hizmeti noktasından ne derece ehemmiyetli olduğunu bugünlerde başıma gelen ve rüyama giren bir hâdise ile anlayınız. Şöyle ki:

Bu çok kıymetdâr manevî hediyeyi almazdan üç gün evvel, aynen hediyeniz Kastamonu’ya geleceği ânında rüyada görüyorum ki; terfî-i makam ve rütbe için bizlere bir fermân-ı şâhâne manevî bir cânibden geliyor; kemâl-i hürmetle ellerinden tutup bize getiriyordular. Biz baktık ki, o fermân-ı àlî Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân olarak çıktı. O hâlde bu mânâ kalbe geldi: Demek Kur'ân yüzünden Risale-i Nurun şahs-ı manevîsi ve biz şâkirdleri, bir terfî ve terakkî fermânını âlem-i gaybdan alacağız.

Şimdi tâbiri ise, o fermânı temsîl eden masûmların kalemiyle manevî tefsir-i Kur'ânı aldığımızdır. Bu rüyanın şimdiki tâbiri çıkmadan bir-iki saat evvel Feyzi ile Emin’in gösterdikleri tâbir dahi haktır ve ehemmiyetlidir.

Hem bu medâr-ı sürûr ve ferâh olan hediye-i nurâniyeyi bir hiss-i kable'l-vukû' ile benim rûhum tam hissetmiş, akla haber vermemiş idi ki, o gelmeden iki gün evvel, Feyzi ve Emin’in fıkrasında beyân edilen, rüyayı gördüğüm gecenin gününde, sabahtan akşama kadar ve ikinci günü de kısmen hiç görmediğim bir tarzda bir sevinç, bir sürûr hissedip mütemâdiyen bir bahâne ile ferâhımı izhâr edip, otuz-kırk defa tebessüm ile güldüm.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.