İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 113 / 218
113

► (098) ◄ Bu mektûb gayet ehemmiyetlidir

(Bu mektûb gayet ehemmiyetlidir.)

Azîz, sıddık kardeşlerim!

Bugünlerde, Kur'ân-ı Hakîmin nazarında, îmândan sonra en ziyâde esâs tutulan takvâ ve amel-i sâlih esâslarını düşündüm. Takvâ, menhiyâttan ve günahlardan ictinâb etmek ve amel-i sâlih emir dâiresinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def'-i şer, celb-i nef'a râcih olmakla beraber, bu tahribât ve sefâhet ve câzibedâr hevesât zamanında bu takvâ olan def'i mefâsid ve terk-i kebâir üssü'l-esâs olup büyük bir rüchâniyet kesbetmiş.

Bu zamanda tahribât ve menfî cereyan dehşetlendiği için, takvâ bu tahribâta karşı en büyük esâstır. Farzlarını yapan, kebîreleri işlemeyen, kurtulur. Böyle kebâir-i azîme içinde amel-i sâlihin ihlâsla muvaffakıyeti pek azdır.

Hem, az bir amel-i sâlih, bu ağır şerâit içinde çok hükmündedir.

Hem, takvâ içinde bir nev'i amel-i sâlih var. Çünkü, bir haramın terki vâcibdir. Bir vâcibi işlemek, çok sünnetlere mukâbil sevâbı var. Takvâ, böyle zamanlarda, binler günahın tehâcümünde bir tek ictinâb, az bir amelle, yüzer günah terkinde, yüzer vâcib işlenmiş oluyor. Bu ehemmiyetli nokta niyet ile takvâ nâmıyla ve günahtan kaçınmak kasdıyla menfî ibâdetten gelen ehemmiyetli âmâl-i sâlihadır.

Risale-i Nur şâkirdlerinin, bu zamanda en mühim vazifeleri, tahribâta ve günahlara karşı takvâyı esâs tutup davranmak gerektir. Mâdem her dakikada, şimdiki tarz-ı hayat-ı ictimâiyede yüz günah insana karşı geliyor; elbette takvâ ile ve niyet-i ictinâb ile yüzer amel-i sâlih işlenmiş hükmündedir. Ma'lûmdur ki; bir adamın bir günde harâb ettiği bir sarayı, yirmi adam, yirmi günde yapamaz ve bir adamın tahribâtına karşı yirmi adam çalışmak lâzım gelirken; şimdi, binler tahribâtçıya mukâbil, Risale-i Nur gibi bir tamircinin bu derece mukâvemeti ve te'sirâtı pek hàrikadır. Eğer bu iki mütekàbil kuvvetler bir seviyede olsaydı onun tamirinde mu'cizevâri muvaffakıyet ve fütûhât görülecekti.

Ezcümle: Hayat-ı ictimâiyeyi idare eden en mühim esâs olan hürmet ve merhamet gayet sarsılmış. Bazı yerlerde, gayet elîm ve bîçâre ihtiyarlar, peder ve vâlideler hakkında dehşetli neticeler veriyor.

Cenâb-ı Hakk’a şükür ki; Risale-i Nur, bu müdhiş tahribâta karşı girdiği yerlerde mukâvemet ediyor, tamir ediyor. Sedd-i Zülkarneynin tahribiyle ye'cüc ve me'cüclerin dünyayı fesâda vermesi gibi; şerîat-ı Muhammediye (A.S.M.) olan sedd-i Kur'ânînin tezelzülüyle ve ye'cüc ve me'cücden

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.