İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 195 / 218
195

Aynı sistemde, mes'elede alâkadar kahraman Tahiri ve kahraman Rüştü’nün dahi aynı hakikatte ve aynı ahlâkta bulunduklarını hiç şübhe etmiyoruz. Bu altı rüknün, bu muvakkat sarsıntıdan, hakîki bir tesânüdle birbirine el ele, omuz omuza, baş başa vermesi, altıyüz, belki altıbin kıymet-i maneviyeyi alıyor diye, Cenâb-ı Hakk’a Risale-i Nur hesabına hadsiz şükür ediyoruz ve sizi de tebrik ediyoruz. Isparta içindeki hàs ve hàlis kardeşlerimizden, bu âhir mektûblarda; Mehmed Zühtü, Isparta Hâfız Ali’sinden haber alamadığımdan merak ettim. Rahatsız değiller mi?

Sandıklı tarafından, kemâl-i şevk ile ve ciddiyetle fa'âliyette bulunan Hasan Âtıf kardeşimizin bir mektûbundan anladım ki; orada, perde altında fa'âliyetini durdurmak için bazı hocalar, bir kısım tarîkata mensûb adamları vâsıta edip fütûr veriyorlar. Hâlbuki mesleğimiz, müsbet hareket etmektir. Değil mübâreze, belki başkaları düşünmeye de mesleğimiz müsâade etmiyor.

Hem, müşterileri de aramaya mecbur değiliz. Müşteriler yalvarmalı. O kardeşimiz, hakikaten hàlis ve tam sâdık. Kalemi gibi, kalbi, rûhu da güzel; fakat birden herşeyi mükemmel ister; onun için biraz sıkıntı çeker. Mümkün olduğu kadar hem ihtiyat etsin, hem mübtedi' hocalara mübâreze kapısını açmasın. İnşâallâh Cenâb-ı Hak, onu muvaffak eder.

O mıntıkada kendi gibi hàlis rükünleri bulur; belki de bulmuş.

Biz, başta onu ve onun etrafındaki Risale-i Nur şâkirdlerini tebrik ediyoruz. Onların az hizmetlerine çok nazarıyla bakıyoruz. Ben buradan onlarla muhâbere ve müşâvere edemediğimden; sizler benim bedelime, o kardeşlerimize hem selâmımızı, hem manevî kazançlarımıza, hàslar dâiresinde, Âtıf’ın sâdık rüfekası ünvânı altında dâhildirler. Her sabah yanımızda ma'nen bulunuyorlar. ∗∗∗

► (152) ◄

Azîz, sıddık, müteyakkız, samîmî, müttehid, mübârek kardeşlerim!

Ben de sizi tebrik ediyorum ki, şeytan-ı cinnî ve insînin desîselerini akîm bıraktınız. Cenâb-ı Hak sizi bu Hizmet-i Nuriyede dâima muvaffak eylesin, âmîn. Ve sizden ebeden râzı olsun, âmîn.

Eskide, bir zaman Barla’da, bütün tarîkatların şecere-i külliyesini tanzim ve istinsah etmek için Hâfız Ali ile Husrev o vakit o işte bulundular, çalıştılar. Tâ o vakitte bu iki zât, ileride Risale-i Nura ehemmiyetli hizmette bulunacaklarını ve başta iki göz gibi, iki bakar bir görür,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.