İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 68 / 218
68

Sâniyen: Şimdiye kadar hiç görmediğim bir sûrette, dehşetli bir hastalıktan fevkalme'mûl bir tarzda Risale-i Nurun hàlis talebelerinin şifâ duâsının neticesi olarak mu'cize gibi birden hàrika bir kerâmetle şifâ bulmamı size haber veriyorum. Bu vâkıayı müşâhede eden Emin ile Feyzi’nin o hàrika hastalığa ait bu gelecek fıkrasını medâr-ı ibret için size gönderiyorum. Bütün kardeşlerimize birer birer selâm ve duâ ediyorum, Husrev’i de merak ediyorum.

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Said Nursî ∗∗∗

► (062) ◄

Isparta’daki azîz kardeşlerimize!

Üstadımızın hastalığı hakkındaki meşhûdâtımızı arz ve Üstadımızın kesb-i âfiyetini sizlere müjde etmek istiyoruz.

Ramazan-ı Şerîfte beş gün, savm-ı visâl içinde gıdâ olarak, ekmeksiz muhallebi üç kaşık ve beş-altı kaşık da soğuk yoğurttan. Üçüncü gece, yarım kaşık muhallebi ve dördüncü gece iftarda sulu şehriyeden beş kaşık ve beş kaşık da sahurda yine o şehriyeden ve yoğurttan üç-dört kaşık su sayılmamak şartıyla şehriyeden beş dirhem, yoğurt süzülse on dirhem, muhallebi susuz altı-yedi dirhem; beşinci gecede, tanesiz gibi gayet hafif şehriye beş-altı kaşık, sahurda altı-yedi kaşık pirinç çorbası, mecmûu otuz dirhem (96 gr.) gıdâ ile beş gün savm-ı visâli, teravih noksan olarak sâir vazifelerin yapılması, Risale-i Nur şâkirdlerini ihâta eden inâyetin hàrikalarından bir kerâmetini gördük.

Üstadımızdan hiç görmediğimiz ikimiz; yani Emin, Feyzi, Barla, Isparta Süleymanları gibi inceden inceye hastalık (Hâşiye) [^11] hiddetlerini tahrîk etmemek için ihtiyat edemediğimizden şiddetli hiddetini gördük. Bu hastalıkta yine eser-i rahmettir ki; hiç hâtır ve hayâle gelmeyen aşr-ı âhirin gayet mühim gecelerinde, Üstadımızın tam îfâ edemediği vazifesi yerinde bu havâlide herbir şâkird, kendi hususî çalışmasından başka, bir saati üstadı hesabına Risale-i Nurun şâkirdlerinin mücâhede-i maneviyelerine iştirâk ve onları hedef edip, onların defter-i âmâline geçmeye, aynı Üstad gibi çalışmaya başladılar.

[^11]:(Hâşiye) Hastalık o kadar şiddetli idi ki; dört gecede hemen bir saat kadar uyku geldi.

Demek Üstad yerinde onun birkaç saat çalışmasına bedel, pek çok saatler aynı vazifeyi görmeye başladılar. Hattâ Üstadımız diyordu:

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.