İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 173 / 218
173

► (132) ◄ Risale-i Nur şâkirdlerinden Hâfız Tevfik, Mehmed Feyzi, Emin, Hilmi, Kâmil’in bir Fıkrasıdır

(Risale-i Nur şâkirdlerinden Hâfız Tevfik, Mehmed Feyzi, Emin, Hilmi, Kâmil’in bir Fıkrasıdır.)

Gavs-ı a'zamın, Üstadımız hakkında فَاِنَّكَ مَحْرُوسٌ بِعَيْنِ الْعِنَايَةِ fıkrasıyla, inâyet ve teshîle mazhar olduğuna ve tevâfuk, Risale-i Nurun kerâmetinin bir mâdeni bulunduğuna pek çok emârelerden, bu bir-iki gün zarfında, küçük ve latîf, fakat kat'î kanâat veren cüz'î hâdiselerin tevâfukunda gözümüzle gördüğümüz inâyet-i Rabbâniyenin nümûnelerinden beş-altısını beyân ediyoruz ki onlar, bu iki gün zarfında beraber vukû' bulmuş.

Birincisi: Dün, Üstadımıza, Risale-i Nura ait üç hizmet lâzım geldi. Kimse de yok. Biz de uzaktayız. Merdivenden inip, bir çocuğu bulup, bizlere göndermek niyetiyle kapıyı açtı. Risale-i Nurun o hizmetini görecek fevkalâde bir tarzda, dakikasıyla, üç şâkirdi kapıya geldiler.

İkincisi: İki seneden ziyâde Risale-i Nurun mühim parçaları, Risale-i Nurun berekâtıyla hânesi yangından kurtulan Hâfız Ahmed kendine yazdırıp, başka bir kaza ve nahiyede bulunan bir-iki zât onları, istinsah için aldılar. İki seneden beri ellerinden kaçırıp, mahcûbiyetlerinden haber vermedikleri için hem biz, hem Hâfız Ahmed, merak, hem hiddet ediyorduk. O kitaplar, bugün geldiği aynı vakit, dün aynı saatte, Üstadımıza, beş seneden beri, her birkaç gün zarfında kolaylık için bir parça yemek pişirmek ile hâtırını soruyordu. İki seneden beri o âdeti terketmişti.

Hem komşuluktan da başka yere nakletmesiyle, iki senedir o âdet terkedilmiş iken, yine dün, o aynı saatte, iki sene evvelki aynı âdetiyle, o zâtın hânesinden, aynen eskisi gibi, küçücük bir hâtır sormak nev'inde oğlu getirdi. Üstadımız dedi: “İki sene evvelki âdete lüzum kalmamış, siz de komşuluktan gitmişsiniz” dedi. Bugün aynı vakitte, o Hâfız Ahmed’in yazdırdığı kaybolan kitaplar, mükemmel bir sûrette istinsah ile beraber geldi. Bizde şübhe bırakmadı ki, bu latîf tevâfuk da, Risale-i Nur hakkındaki inâyetin bir cilvesidir.

Üçüncüsü: Üstadımız, – aynı – yine bugün Emin’e dedi: “Üç-dört aydır her hafta karyesinden buraya gelen hâne sâhibesi gelmedi; kirasını, dört aydır almadı. Her hâlde cevab gönderin gelsin, alsın” dediği aynı dakikada, dört aydan beri yanına gelmeyen o hâne sâhibesi kapıyı vurdu, geldi. Beş aylık kirasını aldı. Üstadımız, bu hâdise-i inâyetten memnuniyeti için, uzak bir nahiyeden gelen, yuvarlak, hiç görmediğimiz ve burada bulunmayan bir küçük ekmeği o hâne sâhibesine verdi. Aynı vakitte, yirmi dakika zarfında, burada bulunmayan aynı ekmekten, iki sene Risale-i Nurun

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.