İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 140 / 218
140

Dördüncü: ﴾ لَمْ يَلِدْ ﴿ dir; bir tevhid-i Celâlî müstetirdir, envâ'-ı şirki reddeder, küfrü keser bîiştibâh.

Yani tağayyür, ya tenâsül, ya tecezzî eden elbet ne Hàlık’tır, ne Kayyûm’dur, ne İlâh...

Veled fikri, tevellüd küfrünü لَمْ reddeder, birden keser atar. Şu şirktendir ki, olmuştur beşer ekserîsi gümrâh...

Ki İsâ (A.S.), ya Üzeyr’in, ya melâik, ya ukùlün tevellüd şirki meydân alıyor nev'-i beşerde gâh bâ-gâh...

Beşincisi: ﴾ وَ لَمْ يُولَدْ  ﴿ bir Tevhid-i Sermedî, işâreti şöyledir: Vâcib, Kadîm, Ezelî olmazsa olmaz İlâh...

Yani; ya müddeten hâdis ise, ya maddeden tevellüd, ya bir asıldan münfasıl olsa, elbette olmaz şu kâinâta penâh...

Esbâb-perestî, nücûm-perestlik, sanem-perestî, tabiat-perestlik şirkin birer nev'idir, dalâlette birer çâh...

Altıncı: ﴾  وَلَمْ يَكُنْ  ﴿ bir tevhid-i câmi'dir; ne zâtında nazîri, ne ef'âlinde şerîki, ne sıfâtında şebîhi لَمْ lafzına nazargâh...

Şu altı cümle ma'nen birbirine netice, hem birbirinin bürhânı, müselseldir berâhin, mürettebdir netâic şu sûrede karargâh...

Demek şu Sûre-i İhlâs’ta, kendi mikdar-ı kàmetinde müselsel, hem müretteb otuz sûre münderic; bu bunlara sehergâh...

لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللهُ ∗∗∗

► (107) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

Azîz, sıddık kardeşlerim!

Bu parça hem Lâhikaya, hem i'câz-ı Kur'ânın âhirine yazılacak. Birkaç gün sonra, ehemmiyetli bir parçayı da göndereceğiz.

Mübârek Ramazanın Leyle-i Kadir sırrıyla, seksenüç sene bir ömr-ü manevî kazandırması sırr-ı hikmetiyle ve Risale-i Nurun şâkirdlerindeki

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.