diye kuvvetli bir temennî ile ümîd etmiştim. Cenâb-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki; o ümîdim o zamandan beri tahakkuk etti ve ediyor ve şimdi tam oldu.
Kardeşlerim, sizde vukû' bulan küçücük kusurları çok i'zam etmeyiniz. Yalnız ben değil, belki zannediyorum ki hakikate muttali' olan herkes tasdik eder ki; Isparta ve havâlisindeki Risale-i Nur şâkirdlerinde fevkalâde bir sadâkat ve sebat ve uhuvvet ve ihlâs ve kahramanlık var ki, bu acîb zamanda binler esbâb-ı fesâd ve ifsad içinde vahdetlerini ve ittifaklarını ve hizmette ciddiyetlerini muhâfaza ediyorlar.
Bu kadar fırtınalı hâdiseler içinde, Risale-i Nuru muattal bırakmadınız, söndürmediniz; belki öyle parlattırdınız ki, bizi de ışıklandırıp gayrete getirdiniz. Ve bilhassa bahar mevsiminde, umumî gaflette ve derd-i maîşetin verdiği dehşetli belâ içinde böyle kemâl-i şevk ve gayretle Risale-i Nura çalışmak, hakikaten bir inâyet-i İlâhiyedir. Sizleri, bütün rûhumuzla tebrik ediyoruz. Ve kalemlerini bizim hesabımıza çalıştırmaya karar veren altı müttehid, kahraman bir rûh, altı ceset ve altı yeni Said yerinde ve yirmibir kardeşimi, yirmibir Abdurrahman ve Abdülmecîd yerinde kabûl ediyorum. Cenâb-ı Hak, o kalemlerin siyah nur olan mürekkeblerini, hadîs-i sahîhin nassıyla, herbir dirhemini, yüz dirhem şehîd kanı kıymetinde yevm-i haşir ve mîzanda defter-i hasenâtlarına ilâve eylesin, âmîn.
Nakkàş Mehmed ve Âsım’ın vârisi Babacan, hem hayatta, hem Risale-i Nur hizmetinde bulunmaları beni mesrûr eyledi. ∗∗∗
► (153) ◄
Azîz, sıddık kardeşlerim!
Merhum Mehmed Zühtü’nün vefâtı, hakikaten Risale-i Nur cihetinde büyük bir zâyiâttır. Fakat, Cenâb-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki, o mübârek zât, az bir zamanda Risale-i Nura pek çok hizmet eylemiş. Kırk-elli sene vazife-i Nuriyesini, sekiz-on senede tamamıyla yapmış. Ve ma'nen içimizde, dâiremizde, o fevkalâde hizmetiyle, parlak bir sûrette yaşıyor. Hasenât cihetinde ölmemiş, dâima defter-i âmâline, daha kesretli hasenât yazılıyor.
Hattâ ben de, eskide, sarîh ismiyle birkaç defa; Risale-i Nur talebesi ünvânıyla yüzer defa onu ve onu Risale-i Nura veren merhum pederini manevî kazançlarıma şerîk ettiğim gibi; şimdi sarîh ismiyle bazı gün elli defaya yakın hissedar oluyor. Demek, onun hayat kazancı ziyâdeleşmiş.
