İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 197 / 218
197

Cenâb-ı Hak; onun akàribine sabr-ı cemîl ve ona mağfiret-i kâmile ihsân eylesin, âmîn.

O mübârek, kalemini bize vermişti; ben de onu, hem Abdurrahman, hem Abdülmecîd yerinde kabûl etmiştim. Onu vefât etmemiş gibi, dâima kalemi işler hükmünde kabûl ediyoruz. İkiyüze yakın masûmları hânesinde, Kur'ânı ve Risale-i Nuru ders veren o mübârek zât, aynen Abdurrahman gibi az bir zamanda uzun bir ömrün vazifesini çabuk görmüş, bitirmiş gitmiş. Kardeşimiz Kâtib Osman’ın onun hakkında yazdığı parlak fıkra, lâhikaya girdi. Hakikaten o zât, o fıkraya lâyıktır. İnşâallâh Isparta’da o sistemde çoklar daha çıkacak, bu acıyı unutturacak. Benim tarafımdan onun vâlidesini ve çocuklarını tâziye ediniz.

Risale-i Nurun gayet ehemmiyetli bir şâkirdi olan Hulûsî Bey’in ehemmiyetli mektûbunu gördüm. Elhak, o kardeşimiz, birinciliğini dâima muhâfaza ediyor. Ben onu dâima kalem elinde, Risale-i Nurun işi başında biliyorum.

Hem, bütün muhâberelerimde birinci safta muhâtabdır. Onun suâllerine yazılan Mektûbat Risaleleri ve onun yazdığı samîmî mektûbları, onun yerinde pek çok insanları Risale-i Nur dâiresine celbetmiş ve ediyor. O dediği gibi, bizden uzak değil. Her gün, çok defa beraberiz. Muhâberemiz hiç kesilmemiş. Sizlerle konuştuğum vakit Hulûsî’yi içinde buluyorum. Sabri, nasıl onun hesabıyla benimle konuşuyor; benim bedelime de onunla konuşsun.

Umum kardeşlerimize birer birer selâm ederiz. ∗∗∗

► (154) ◄

Azîz, sıddık kardeşlerim!

Sizin çok mübârek ve çok fâideli olan nurânî hediyelerinizi ve elmas kalemlerin yâdigârlarını aldık. Cenâb-ı Hak, onları yazan o kalem sâhiblerine, herbir harfine mukâbil on rahmet eylesin, âmîn. Bu nurlu İhtiyar Risalelerinin bir nev'i kerâmeti şudur ki: Emânet kapıya gelirken, sekiz seneden beri yalnız iki defa yanıma gelen buranın ihtiyar müftüsü, belediye reisi ile hilâf-ı me'mûl bir sûrette gelmeleri ânında, Emin de emâneti kapıya getirmesi; hem aynı günde, İhtiyarlar emâneti geldiği vakit, bu şehirde, Risale-i Nurun ümmî ihtiyarların başında iki gayet ihtiyar zât, ayrı ayrı yerden, her ikisi ellerinde birer parça yoğurt teberrük getirmeleri ve aynı günde Isparta kahramanlarının bir mümessili ve yanımıza yalnız üç defa gelen Hilmi Bey, bir günlük mesâfeden gelirken,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.