İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 55 / 218
55

dört ay mütemâdiyen Risale-i Nurun elli-altmış şâkirdleri içinde celbkârâne sohbet ettiği hâlde, yalnız bir tek şâkirdi muvakkaten kendine çekebildi. Mütebâkisi, o câzibedâr şeyhe karşı müstağnî kaldılar. Risale-i Nurun yüksek, kıymetdâr hizmet-i îmâniyesi onlara kâfî olarak kanâat veriyordu.

O şâkirdlerin gayet keskin kalb basîreti şöyle bir hakikati anlamış ki: Risale-i Nurla hizmet ise, îmânı kurtarıyor; tarîkat ve şeyhlik ise, velâyet mertebeleri kazandırıyor. Bir adamın îmânını kurtarmak ise, on mü'mini velâyet derecesine çıkarmaktan daha mühim ve daha sevâblıdır. Çünkü îmân, saâdet-i ebediyeyi kazandırdığı için bir mü'mine, küre-i arz kadar bir saltanat-ı bâkiyeyi te'min eder. Velâyet ise, mü'minin Cennetini genişlettirir, parlattırır. Bir adamı sultan yapmak, on neferi paşa yapmaktan ne kadar yüksek ise, bir adamın îmânını kurtarmak, on adamı velî yapmaktan daha sevâblı bir hizmettir.

İşte bu dakîk sırrı, senin Ispartalı kardeşlerin bir kısmının akılları görmese de umumunun keskin kalbleri görmüş ki; benim gibi bîçâre günahkâr bir adamın arkadaşlığını, evliyâlara, belki de eğer bulunsaydı, müçtehidlere dahi tercih ettiler.

Bu hakikate binâen, bu şehre bir kutub, bir gavs-ı a'zam gelse, “seni on günde velâyet derecesine çıkaracağım” dese, sen, Risale-i Nuru bırakıp onun yanına gitsen, Isparta kahramanlarına arkadaş olamazsın. ∗∗∗

► (048) ◄

بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ حَاصِلِ ضَرْبِ حُرُوفِ مَا اَرْسَلْتُمْ لَنَا مِنَ الرَّسَائِلِ فِى عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ هٰذِهِ اللَّيْلَةِ الرَّغَائِبِ وَلَيْلَةِ الْمِعْرَاجِ وَلَيْلَةِ الْبَرَاتِ وَلَيْلَةِ الْقَدْرِ وَاَعْطَاكُمُ اللهُ بِعَدَدِهَا ثَوَابًا وَحَسَنَاتٍ آمِينَ

Azîz ve sıddık kardeşlerim ve fedâkâr ve sâdık arkadaşlarım!

Evvelâ: Sizin, bu mübârek şühûr-u selâse ve içindeki kıymetdâr leyâli-i mübârekeleri tebrik ediyoruz. Cenâb-ı Hak, herbir geceyi sizin hakkınızda birer Leyle-i Regâib ve Leyle-i Kadir kıymetinde size sevâb versin, âmîn.

Sâniyen: Sizin bu defa nurlu hediyelerinizin her harfine mukâbil Cenâb-ı Erhamürrâhimîn defter-i a'mâlinize bin hasene yazsın ve Âsım’ın rûhuna bin rahmet versin, âmîn.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.