yediği aynı zamanda, daha sene tamam olmadan, o müdhiş cereyanın bütün başları ve tarafdârları öyle semâvî müdhiş tokatlara ve şiddetli fırtınalı musîbetlere tutulmaya başladılar; kıyâmete kadar azâbını çekecekler ve çekiyorlar. Ve edyân-ı semâviyeye ve İslâmiyete ettikleri cinayetlerin cezasını, çok geniş bir dâirede gördüler ve görüyorlar. Mimsiz medeniyetin pisliği ile dünyayı mülevves ettikleri için, aynı istihrâcın gösterdiği tarihte, o mimsiz medeniyetin başına da öyle bir semâvî tokat indi ki, en karanlık vahşetten daha aşağı indirdi.
Elhâsıl: Sırr-ı ﴾ اِنَّٓا اَعْطَيْنَا ﴿ da çok geniş bir dâire, dar bir dâirede tatbik edilmiş. Nur müjdesi ise, dar ve manevî, fakat yüksek bir dâireyi geniş ve maddî bir dâire sûretinde tasvir edilmişti. Cenâb-ı Hakk’a yüzbin şükür ediyorum ki, bu iki kusurumu kuvvetli bir ihtar-ı manevî ile ıslah etti. ﴾ يُبَدِّلُ اللَّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ ﴿ sırrına mazhar eyledi.
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْكَائِنَاتِ
► (051) ◄
Azîz kardeşlerim!
Sakın bu fıkranın vâsıtasıyla o sırr-ı mahremi fâş etmeyin ve o risaleyi de araştırmayın. Yalnız bu fıkrayı zararsız görseniz hàslara gösterebilirsiniz. ∗∗∗
► (052) ◄
Azîz, sıddık kardeşlerim!
Bu defaki mektûblarınız gelmeden evvel, bir ihtar ile kendi cevabını kerâmetkârâne yazdırmış. Demek, mektûb sâhiblerinin fevkalâde sadâkatleri kerâmet derecesine çıkmış.
Kardeşlerim, mektûblarınızda çok yüksek düşünce ve takdirât binden bir hisse de benim olsa hadsiz şükrederim. Belki Risale-i Nurun manevî şahsiyeti ve çok kesretli talebeleri içinde bilmediğimiz gayet yüksek bir makam sâhibi bir zâtın te'sirâtı ve kumandası hissediliyor. Benim gibi bin derece uzak bir bîçâre tasavvur ediliyor. Hakkım olmadan bana verilen ziyâde ehemmiyetiniz inşâallâh size zararı olmaz; fakat Risale-i Nurun hüsn-ü cereyanına zarar ihtimali var. Siz bir hakikati hissediyorsunuz
