Kastamonu Lâhikası
► (001) ◄
بِاسْمِهِ مَنْ تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ حُرُوفِ رَسَائِلِ النُّورِ الْمَكْتُوبَةِ وَالْمَقْرُوئَةِ وَالْمُتَمَثِّلَةِ فِى الْهَوَاءِ اِلَى يَوْمِ الْقِيَامِ... آمِينَ
Azîz, sıddık, mübârek kardeşlerim ve Hizmet-i Kur'âniye ve îmâniyede ihlâslı ve kuvvetli ve şânlı arkadaşlarım!
Cenâb-ı Hakk’a hadsiz şükür ve hamdederim ki, İhtiyarlar Risalesindeki ümîdimi ve Müdafaât Risalesi’ndeki iddiamı sizinle tasdik ettirdi.
Evet لِلّٰهِ الْحَمْدُ بِعَدَدِ الذَّرَّاتِ مِنَ الْأَزَلِ إِلَى الْأَبَدِ sizin ile otuz bine mukâbil gelen otuz Abdurrahman’ı, belki yüzotuz, belki bin yüzotuz Abdurrahman’ı Risaleti'n-Nura ihsân etti. Hem unutulmayan, her vakit yanımda bulunan kardeşlerim, Risale-i Nur’a sizin gibi pek ciddi sâhib ve muhâfız ve vâris ve hakikat-bîn ve kıymet-şinâs zâtların benim yerimde benden daha kuvvetli ihlâslı olarak vazife-i Kur'âniye ve îmâniyede çalıştıklarını gördüğümden, kemâl-i ferâh ve sürûr ve itmi'nân ve istirahat-i kalb ile ecelimi ve mevtimi ve kabrimi karşılıyorum, bekliyorum.
Ben, sizi yazılarınızda ve hâtırımdan çıkmayan hidemâtınızda günde müteaddid defalar görüyorum. Ve size olan iştiyakımı tatmin ediyorum. Siz de bu bîçâre kardeşinizi Risalelerde görüp sohbet edebilirsiniz. Ehl-i hakikatin sohbetine zaman, mekân mâni olmaz; manevî radyo hükmünde biri şarkta biri garbda, biri dünyada, biri berzahta olsa da râbıta-i Kur'âniye ve îmâniye onları birbiriyle konuşturur.
Mâşâallâh, bârekallâh “Kerâmât-ı Aleviye”nin Risaleti'n-Nura imzasını bu zamanda tam tasdik ettiren kerâmât-ı kalem-i Alevî (Ali) ve Kur'âna çok kıymetdâr hizmeti ve Mu'cizât-ı Ahmediye’nin (A.S.M.) hàrika bir kerâmetini gözlere gösteren ve Kur'ânın altun bir anahtarı olan kalem-i Husrevî; değil yalnız bizleri, belki rûhânileri ve melekleri de sevindiriyorlar.
Bu defa, elmas kalemli mübârekler tarafından bir suâl var. Şimdilik cevab elimde değil. Eğer elime verilse, size gelir. Her gün hâtırımda bulunan Rüştü, Re'fet, Süleyman, B.M. ve H.K. ve Abdullâh ve sâir isimlerini beyân etmediğim kıymetdâr kardeşlerim ile hususî konuşmadığımdan
