Rüştü Efendi benim tarafımdan, Şükrü Efendiye, çocuk tâziyenâmesi olan Onyedinci Mektûbu, benim yerimde okusun.
Risale-i Nurun kaptanı Sabri, Nis adasındaki bir kardeşimiz ve Onuncu Söz’ün tab’ından sonra tehlikeden muhâfaza için kaç ay hânesinde saklayan ve peder ve vâlidesiyle, bizimle ciddi alâkadar bulunan Velî Efendi’nin peder ve vâlidesinin vefât haberlerini yazıyor. Cenâb-ı Hak, onlara rahmet eylesin. Ben, inşâallâh çok zaman onları manevî kazançlarıma şerîk edeceğim. ∗∗∗
► (118) ◄
Azîz, sıddık kardeşlerim!
Bu zamanda, hususan bu sıralarda, Risale-i Nurun şâkirdleri tam bir metânet ve tesânüd ve dikkat etmeye muhtaçtırlar. Lillâhi'l-Hamd, Isparta ve havâlisi kahramanları demir gibi bir metânet göstermesiyle, başka yerlere de hüsn-ü misâl oldu.
Ey Husrev! Te'sirli ve güzel mektûbunu aldım. Vazifenin başına geçmen, bizi fevkalâde mesrûr etti. Binler safâlar ile geldin. Sen, bir buçuk sene maddî kalemin işlemediğinden merak etme. Senin yerine ve kerâmetli kaleminin yâdigârı olan Mu'cizât-ı Ahmediye’nin biri Vilâyât-ı Şarkıyede fa'âlâne geziyor. Diğer son yazdığın nüsha da, İstanbul’da, senin yerinde çalışıp, inşâallâh fütûhât yapar. Senin yazdığın mu'cizeli iki Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân’ın bu havâlide hususan Ramazan-ı Şerîfte sana kazandırdıkları sevâbları ve tahsin ve tebriklerini, inşâallâh yakında tab’a girmesiyle, Âlem-i İslâmdan senin rûhuna yağacak rahmet duâlarını düşün, Allah’a şükret.
Hâfız Ali’nin mektûbunda, İslâmköy’ündeki hocalara muhabbete ve dostluğa karar vermesi bizi memnun eyledi. Evet, İslâmköyü, nasıl ki Risale-i Nura pek ziyâde alâkadarlıkta imtiyaz ve sebkat kazanmış; öyle de, ben orada iken, sâir hocalara nisbeten İslâmköyü hocaları dahi daha ziyâde insaflı ve Risale-i Nuru takdir ettiklerini gördüğümden, bu havâlideki hocaların lâkaydlıklarına karşı onları hüsn-ü misâl gösteriyorum. İnşâallâh, onlardan zarar gelmez. Ben İslâmköyü’nü, Nurs köyü gibi biliyorum; o hocalara da akrabam nazarıyla bakıyorum; onlara da selâm ediyorum. Evet, onların insafı ve Risale-i Nura karşı dostluklarıyla, Nur fabrikası o köyde dağdağasız teessüs etti, tahmin ediyorum.
Ey Sabri kardeş! Başın sağ olsun. Cenâb-ı Hak, o vâlidemizi mağfiret eylesin, âmîn. Benim, karâbet-i nesebiyeyi ihsâs eden parmaklarındaki
