İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 117 / 218
117

► (101) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ هٰذِهِ الشُّهُورِ الثَّلاَثَةِ

Azîz, sıddık kardeşlerim!

Evvelâ: Sizin geçmiş Leyle-i Mi'râc ve gelecek Leyle-i Berâtınızı tebrik ediyoruz ve makbûl duâlarınızı ricâ ediyoruz.

Sâniyen: Yirmibeşinci Söz olan Mu'cizât-ı Kur'âniyenin nısf-ı âhiri, acelelik belâsıyla gayet mücmel kalmasına bedel; size evvelce yazdığım gibi, bazı lâhikaları onun âhirinde ilhâk etmiştik. Şimdi en mühim bir parça, yirmi sene evvel tab'edilen Lemeât’ta, gördük. Onun da Mu'cizât-ı Kur'âniye zeyilleri içine derci pek münâsib görüldü. Kahraman Tahiri’nin bana getirdiği bir nüsha Lemeât’ı çok kıymetdâr gördüm. Eğer bir nüsha daha o havâlide varsa siz de o parçayı nüshalarınızın âhirine yazarsınız. Zâten Lemeât, kendisi de hàrikadır. Ramazan-ı Şerîfte, yirmi gün zarfında, nesir bir sûrette tekellüfsüz, birden yazılmış. Sonra baktık, sehl-i mümteni' gibi bir nesr-i manzûm ve bir nazm-ı mensûr sûretini almış. İçinde bu parça daha hàrikadır. Lemeât’ta o parçanın serlevhası “ Îcâz ile beyân, i'câz-ı Kur'ân.”

Bir zaman rüyada gördüm ki: Ağrı dağı altındayım. Birden dağ patladı, dağ gibi taşları âleme dağıttı, sarstı cihanı.

Bundan tâ, “Tarz-ı nazar ikidir. Biri zulmetdâr, diğeri ziyâdâr” serlevhasına kadar.

Eğer Lemeât sizin elinize geçmemişse o parçayı buradan size göndereceğiz.

Sâlisen: Hem latîf, hem güzel, zarîf bir hâdiseyi söyleyeceğim. Bu memlekette Risale-i Nur’a, erkeklerden ziyâde fedâkârâne yapışan ihtiyar hanımlar ve ihtiyare hükmünde masûme genç hanımlar, eski zaman sırmalı ve yaldızlı gelinlik cihâzâtının içinde kıymetdâr parçaları Risale-i Nurun eczâlarının cildleri üstüne çekip, bütün risaleler altun yaldızıyla cildlenmiş gibi bir tarza girdi. Risale-i Nurun ma'nen güzelliğine ve Husrev ve Tahiri ve Alilerin ve Hasan Âtıf ve Âsım gibi kardeşlerimizin yaldızlı yazılarının cemâline, cildi üstünde de şirin bir güzellik daha ilâve ettiler. Hâfız Ali’nin mektûbunda yazdığı Ümmühan ve Şâhide değerinde burada, Risale-i Nura bütün kuvvetiyle çalışan çok hemşirelerimiz var. Meselâ: Âsiye, Sâniye, Ulviye, Lütfiye, Aliye gibi Risale-i Nur’un şâkirdleri, oradaki hemşirelerine ve kardeşlerine selâm ve duâ ediyorlar. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.