İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 21 / 218
21

taaccüb edip bakarken, o mürekkeb simsiyaha döndü. Sahifenin öteki yarısı, aynı kalem, aynı hokka tam siyah yazıldı. Bir zaman Barla’da, bağlardaki köşkte, Şamlı, Mes'ûd ve Süleyman’ın müşâhedesiyle aynı hâdiseyi başka şekilde gördük. Şöyle ki:

Ben, sevmediğim için siyah bir mürekkebi kısmen döktüm; birden mütebâkisi çok beğendiğim güzel bir kırmızıya tahavvül etti. Risaleti'n-Nurun kâtiblerini şevklendirdi. Gözümüze silsile-i kerâmetin bir ucunu ve bir tereşşuhunu gösterdi. ∗∗∗

► (018) ◄ Âhiret kardeşlerime mühim bir ihtar

Âhiret kardeşlerime mühim bir ihtar.

İki maddedir.

Birincisi: Risale-i Nura intisab eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, “Risale-i Nur Talebesi” ünvânını alır. Ve o ünvân altında, her yirmidört saatte benim lisânımla belki yüz defa, bazen daha ziyâde hayırlı duâlarımda ve manevî kazançlarımda hissedar olmakla beraber; benim gibi duâ eden kıymetdâr binler kardeşlerin ve Risale-i Nur talebelerinin duâlarına ve kazançlarına dahi hissedar olur.

Hem, dört vecihle dört nev'i ibâdet-i makbûle hükmünde bulunan kitabetinde; hem îmânını kuvvetlendirmek, hem başkalarının îmânlarını tehlikeden kurtarmasına çalışmak, hem hadîsin hükmüyle, bir saat tefekkür bazen bir sene kadar bir ibâdet hükmüne geçen tefekkür-ü îmânîyi elde etmek ve ettirmek, hem hüsn-ü hattı olmayan ve vaziyeti çok ağır bulunan Üstad’ına yardım etmek ile hasenâtına iştirâk etmek gibi çok fâideleri elde edebilir. Ben, kasemle te'min ederim ki; bir küçük risaleyi kendine bilerek yazan adam, bana büyük bir hediye hükmüne geçer; belki herbir sahifesi bir okka şeker kadar beni memnun eder.

İkinci madde: Maatteessüf, Risale-i Nurun, îmânsız ve emânsız cin ve ins düşmanları onun çelik gibi metîn kalelerine ve elmas kılınç gibi kuvvetli hüccetlerine mukàbele edemediklerinden çok gizli desîseler ve hafî vâsıtalar ile, haberleri olmadan yazanların şevklerini kırmak ve fütûr vermek ve yazıdan vazgeçirmek cihetinde şeytancasına hücum edip darbe vuruyorlar. Hususan burada ihtiyaç pek çok ve yazıcılar çok az ve düşmanlar çok dikkatli, kısmen talebeler mukâvemetsiz olduğundan; bu memleketi o Nurlardan bir derece mahrum ediyor.

Benimle hakikat meşrebinde sohbet etmek ve görüşmek isteyen adam hangi risaleyi açsa benimle değil, Hàdim-i Kur'ân olan üstadıyla görüşür ve hakàik-ı îmâniyeden zevkle bir ders alabilir. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.