► (079) ◄ Kastamonu’daki Kardeşlerimize Hitâben Yazılan Bir Hakikattir
KASTAMONU’DAKİ KARDEŞLERİMİZE HİTÂBEN
YAZILAN BİR HAKİKATTİR
(Belki size de fâidesi olur diye gönderdim.)
Risale-i Nur, kendi sâdık ve sebatkâr şâkirdlerine kazandırdığı çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok kıymetdâr neticeye mukâbil fiat olarak, o şâkirdlerden tam ve hàlis bir sadâkat ve dâimî ve sarsılmaz bir sebat ister. Evet, Risale-i Nur onbeş senede kazanılan kuvvetli îmân-ı tahkîkîyi onbeş haftada ve bazılara onbeş günde kazandırdığını, yirmi senede, yirmibin zât tecrübeleriyle şehâdet ederler.
Hem, iştirâk-i âmâl-i uhreviye düsturuyla, herbir şâkirdinin, herbir günde binler hàlis lisânlar ile edilen makbûl duâları.. ve binler ehl-i salâhatin işledikleri âmâl-i sâlihanın misil sevâblarını kazandırıp, herbir hakîki sâdık ve sebatkâr şâkirdini amelce binler adam hükmüne getirdiğini.. kerâmetkârâne ve takdirkârâne İmâm-ı Ali Radıyallahu Anh’ın üç ihbarı ve kerâmet-i gaybiye-i Gavs-ı A'zam’daki (K.S.) tahsinkârâne ve teşvikkârâne beşâreti.. ve Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın kuvvetli işâretiyle o hàlis şâkirdler, ehl-i saâdet ve ashâb-ı Cennet olacaklarına müjdesi pek kat'î isbât ederler. Elbette böyle bir kazanç, öyle bir fiat ister.
Mâdem hakikat budur, Risale-i Nur dâiresinin yakınında bulunan ehl-i ilim ve ehl-i tarîkat ve sofî meşreb zâtlar onun cereyanına girmek ve ilim ve tarîkattan gelen eski sermâyeleriyle ona kuvvet vermek ve genişlemesine çalışmak ve şâkirdlerini teşvik etmek ve bir buz parçası olan enâniyetini, tam bir havuzu kazanmak için o dâiredeki âb-ı hayat havuzuna atıp eritmek gerektir ve elzemdir. Yoksa, Risale-i Nura karşı rakìbâne başka bir çığır açmak ile hem o zarar eder, hem bu müstakîm ve metîn cadde-i Kur'âniyeye bilmeyerek zarar verir, zındıkaya bir nev'i yardım olur.
Sakın, sakın! Dünya cereyanları, hususan siyaset cereyanları ve bilhassa harice bakan cereyanlar sizi tefrikaya atmasın? Karşınızda ittihâd etmiş dalâlet fırkalarına karşı perîşan etmesin اَلْحُبُّ فِى اللهِ وَالْبُغْضُ فِى اللهِ düstur-u Rahmânî yerine –El-iyâzü Billâh– اَلْحُبُّ فِى السِّيَاسَةِ وَالْبُغْضُ لِلسِّيَاسَةِ düstur-u şeytânî hükmedip melek gibi bir hakikat kardeşine adâvet ve el-hannâs gibi bir siyaset arkadaşına muhabbet ve tarafdârlık ile zulmüne rızâ gösterip, cinayetine ma'nen şerîk eylemesin.
