İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 9 / 218
9

Kardeşlerim! Çok ihtiyat ediniz, münâfıklar çoktur. Mümkün oldukça risalelerin buradan irsâl edildiğini söylemeyiniz; tâ Risale-i Nur hizmetine zarar gelmesin. Maatteessüf ben burada bütün bütün yalnız kaldığım için çok ehemmiyetli hakikatler yazılmadan, kaydedilmeden geldiler ve gittiler. Kuleönü’nün hàlis ve ciddi ve mübârek çalışkanlarına İslâmköyü’nün sâdık ve gayretli ve kesretli talebelerine ve Barla’da vefâdâr ve kıymetli dostlarıma ve bilhassa Eğirdir’de fedâkâr ve vefâdâr Hakkı ve Mehmed gibi kardeşlerime ve sâir umum ihvânıma binler selâm ve duâlar.

Duâlarınıza kuvvetli i'timâd eden ve çok muhtaç bulunan kardeşiniz.

Said Nursî ∗∗∗

► (004) ◄

Azîz, sıddık ve fedâkâr ve vefâkâr kardeşlerim ve Hizmet-i Kur'âniye ve îmâniyede kuvvetli ve kıymetli ve çalışkan ve muktedir arkadaşlarım!

Bu dünyada benim için medâr-ı tesellî sizlersiniz ve hakkınızda büyük ümîdlerimi doğru çıkardınız. Cenâb-ı Hak, sizden ebeden râzı olsun, âmîn...

İrsâlâtınız ve bilhassa “Onuncu Söz” buraya o derece fâide verdi ki, herbir sahifesine mukâbil elimden gelseydi büyük bir hediye verirdim. Çoktan beri göremediğim için ben hangisini okursam “En birinci budur.” derdim. Ötekine bakardım, “Bu birincidir.” Daha öbürüsüne baktıkça hayret ederek kat'î kanâatim geldi ki; Risaleti'n-Nurun kitapları birbirine tercih edilmez. Herbirinin, kendi makamında riyâseti var. Ve bu zamanı tenvir eden bir mu'cize-i maneviye-i Kur'âniyedir...

Evet, bu asrın ehemmiyetli ve manevî ve ilmî bir mürşidi olan Risaleti'n-Nur hey'et-i mecmuası, sâir şahsî büyük mürşidler gibi kendine muvâfık ve hakikat-i ilmiyeye münâsib olarak, birkaç nev'ide ve bilhassa hakàik-ı îmâniyenin izhârında, intişarında azîm kerâmetleri olduğu gibi; üç kerâmet-i zâhiresi bulunan “Mu'cizât-ı Ahmediye”, “Onuncu Söz” ve “Yirmidokuzuncu Söz” ve “Âyetü'l-Kübrâ” gibi çok risaleleri dahi herbiri kendine mahsûs kerâmetleri bulunduğunu çok emâreler ve vâkıalar bana kat'î bir kanâat vermiş. Hattâ sekerâtta bulunan talebelerine îmânını kurtarmak için bir mürşid gibi yetiştiğine müteaddid vâkıalar şübhe bırakmıyor...

“Bir saat tefekkür, bir sene ibâdet-i nâfile hükmünde...” bir misâli, Nurun Hizb-i Ekberidir diye müşâhede ettim ve kanâat getirdim.(Hâşiye) [^2]

[^2]:(Hâşiye) Âyetü'l-Kübrâ'nın üçüncü menzilinin başında, Ahmed-i Fârukî Risale-i Nur hakkında demiş ki: "Mütekellimînden biri gelecek, bütün hakàik-ı îmâniyeyi kemâl-i vuzûh ile beyân ve isbât edecek." Zaman isbât etti ki, o adam, adam değil, belki Risale-i Nurdur. Ehl-i keşf, Risale-i Nuru ehemmiyetsiz olan tercümânı sûretinde keşiflerinde müşâhede etmişler bir adam demişler.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.