► (069) ◄ Evvelce, Hayat-ı Dünyeviyeyi, Hayat-ı Uhreviyeye Tercih Etmeye Dair Yazılan İki Parça Tetimmedir
EVVELCE, HAYAT-I DÜNYEVİYEYİ, HAYAT-I UHREVİYEYE
TERCİH ETMEYE DAİR YAZILAN İKİ PARÇA TETİMMEDİR
Bu acîb asrın hayat-ı dünyeviyeyi ağırlaştırması ve yaşamak şerâitini ağırlatması ve çok etmesi ve hâcât-ı gayr-ı zarûriyeyi görenekle, tiryâki ve mübtelâ etmekle hâcât-ı zarûriye derecesine getirmesiyle hayatı ve yaşamayı, herkesin her vakitte en büyük maksad ve gayesi yapmıştır. Onunla hayat-ı diniye ve ebediye ve uhreviyeye karşı ya sed çeker, veya ikinci, üçüncü derecede bırakır. Bu hatâsının cezası olarak öyle dehşetli bir tokat yedi ki, dünyayı başına Cehennem eyledi.
İşte bu dehşetli musîbette, ehl-i diyânet dahi büyük bir vartaya düşüyorlar ve kısmen anlamıyorlar. Ezcümle:
Ben gördüm ki, ehl-i diyânet; belki de ehl-i takvâ bir kısım zâtlar bizimle gayet ciddi alâkadarlık peydâ ettiler. O bir-iki zâtta gördüm ki, diyâneti ister ve yapmasını sever, tâ ki hayat-ı dünyeviyesinde muvaffak olabilsin, işi rastgelsin. Hattâ tarîkatı, keşf ve kerâmet için ister. Demek âhiret arzusunu ve dinî vezâifin uhrevî meyvelerini dünya hayatına bir dirsek, bir basamak gibi yapıyor. Bilmiyor ki saâdet-i uhreviye gibi saâdet-i dünyeviyeye dahi medâr olan hakàik-ı diniyenin fevâid-i dünyeviyesi, yalnız müreccih (tercih edici) ve teşvik edici derecesinde olabilir. Eğer illet derecesine çıksa ve o amel-i hayrın yapmasına sebeb o fâide olsa, o ameli ibtal eder; lâakal ihlâsı kırılır, sevâbı kaçar.
Bu hasta ve gaddâr ve bedbaht asrın belâ ve vebâsından ve zulüm ve zulmetinden en mücerreb bir kurtarıcı, Risale-i Nurun mîzanları ve muvâzeneleriyle, neşrettiği nur olduğunu kırkbin şâhid vardır. Demek Risale-i Nurun dâiresine yakın bulunanlar içine girmezse, tehlike ihtimali kavîdir.
Evet ﴾ يَسْتَحِبّوُنَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاَخِرَةِ ﴿ işâretiyle bu asır hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye, Ehl-i İslâma da bilerek, severek tercih ettirdi.
Hem bin üçyüz otuzdört tarihinden başlayıp, öyle bir rejim Ehl-i İslâm içine de sokuldu. Evet ﴾ عَلَى الْاٰخِرَةِ ﴿ cifir ve ebced hesabıyla (1333) veya dört ederek, aynı vakitte eski harb-i umumîde İslâmiyet düşmanları galebe çalmakla, muâhede şartlarını, dünyayı dine tercih rejimi mebde'ine tevâfuk ediyor. İki-üç sene sonra bilfiil neticeleri görüldü. ∗∗∗
