İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 6 / 218
6

gücenmesinler; çünkü hizmetinizin azameti ve ehemmiyeti ve muârızların kuvveti ve şeytaneti nisbetinde ihtiyata ve dikkate mecburuz.

Hâfız Ali ile Husrev’in birbirleriyle ciddi bir mahviyet içinde kardeşlik irtibatları, Risale-i İhlâs’ın tam sırrına mazhar olduğunuzu bana ihsâs etti, ümîdlerimi fevkalâde kuvvetlendirdi.

Ben, daha ziyâde yazacaktım, fakat şimdi birisi postahâneye gitmek üzere olduğu için acele ettiğinden kısa kestim.

Duânıza muhtaç

س. ع. ∗∗∗

► (002) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ أَيَّامِ الْفِرَاقِ

Azîz, sıddık kardeşlerim ve Hizmet-i Kur'âniyede kuvvetli, dirayetli arkadaşlarım!

Bu zaman cemâat zamanıdır. Ehemmiyet ve kıymet, şahs-ı manevîye göre olur. Maddî ve ferdî ve fânî şahsın mâhiyeti nazara alınmamalı. Hususan benim gibi bir bîçârenin kıymetinden bin derece ziyâde ehemmiyet vermekle bir batmanı kaldırmayan zaîf omuzuna, binler batman ağırlığı yüklense altında ezilir.

Lillâhi'l-Hamd, Risaleti'n-Nur, bu asrı, belki gelen istikbâli tenvir edebilir bir mu'cize-i Kur'âniye olduğunu çok tecrübeler ve vâkıalar ile körlere de göstermiş. Ona ait medh ü senânız tam yerindedir; fakat bana verdiğinizden binden birine de kendimi lâyık göremem. Yalnız, pek büyük bir ni'mete ve muvaffakıyete sizin gibi hakikatli talebelerin iştirâk ve sa'y ü gayretleriyle mazhariyetim noktasında, Risale-i Nur hesabına ebede kadar iftihar ederim.

Nur iskele memuru Sabri kardeş! Sabri, Süleyman ve Husrev üçünüz sohbetinde, benim de iki cihette belki üç cihette iştirâkim var.

Nur fabrikası nâm sâhibi Hâfız Ali kardeş! Fevkalâde mektûbun, ehemmiyetsiz şahsiyetim haric kalmak şartıyla, bana hàrika göründü. Senin, hàlis ve yüksek dirayetin terakkîde olduğunu gösterdi. Bana, “İşte çok Abdurrahmanları taşıyan bir Ali” dedirdi.

Mustafa’lar, Küçük Ali, mübârek ve münevver kardeşler! Mektûbunuz Büyük Ali’nin mektûbu gibi acîb bir hakikati ifâde eder.